YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/926
KARAR NO : 2010/3501
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında…Beldesi,…Mahallesi 688 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, belgesizden orman niteliğiyle Hazine adına, aynı yer 644 ada 1 parsel sayılı 2319,12 m² yüzölçümündeki taşınmaz yol niteliğiyle 26.04.1993 tarihli 35 sıra nolu tapu kaydına dayanarak … adına tespit edilmişlerdir. Davacı, taşınmazın babasından kalan yer olup, kardeşleriyle taksim ettiklerini, üzerine ev yaptığını ve zilyetliğinde bulunduğunu,bu nedenle yapılan tespitlerin iptaliyle adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma öncesi 01.06.2007 günlü kararında, davanın kısmen kabulüne ve 688 ada 1 parselin orman sayılan alanda kalması nedeniyle bu parsel yönünden davanın reddi ile tespit gibi orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline, 644 ada 1 parselin ise; krokide (D) harfi ile gösterilen 163,96 m²’lik bölümünün Karayolları kamulaştırma haritasının uygulanması sonucu kamulaştırma alanı dışında kalması, davacının 20 yıllık zilyetlik süresinin oluştuğu gerekçesiyle (D) ile gösterilen kısım yönünden davanın kabulü ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, (C) ile gösterilen 2155,16 m²’lik bölümünse … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davalılar tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.01.2008 gün ve 2007/15488-391 sayılı bozma kararında özetle:” Taşınmaz, … adına kamulaştırma sonucu tapu kaydı uygulaması ile oluşan 644 ada 1 parselin çapı içerisinde tespit edilmiştir. Mahkemece taşınmazın (D) bölümünün karayolları kamulaştırma haritası dışında olduğu kabul edilmiş, kamulaştırma haritası getirtilmediğinden bu durum denetlenememiş ise de; esasen taşınmaz orman içi açıklık niteliğinde olup, zilyetlikle kazanılacak yerlerden değildir. Bu nedenle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile 644 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (D) bölümü yönünden de davanın reddi gerekirken … şekilde hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne Bucak ilçesi…Beldesi…mevkiinde bulunan 644 ada 1 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile … bilirkişi … … tarafından hazırlana 13.07.2009 tarihli rapor ve krokisinde gösterildiği gibi iki kısma ifrazı ile, krokide A harfi ile gösterilen (bozma ilamında ve kararın dayanağı olan önceki krokide D harfiyle gösterilen) 163,96 m2 lik bölümün davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide B harfi ile gösterilen 2155,16 m²’lik bölümünse … adına tapuya kayıt ve tesciline, 688 ada 1 nolu parsele ilişkin davanın esastan ve ferağat nedeniyle reddi ile tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 17.10.1991’de başlayıp, 06.03.1995 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece, 13.06.2008 günlü oturumda Yargıtay bozma ilamı taraflara okunmuş diyecekleri sorulmuştur. Bozma ilamına uyulup uyulmaması konusunda olumlu olmsuz bir karar verilmeden bozma ilamı doğrultusunda taşınmazın kamulaştırma haritasının istenmesine harita geldikten sonra orman içi açıklığı olup olmadığı yönünde ek rapor alınmış, sonraki ara kararı ile de keşif yapılarak uzman bilirkişinin taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ve orman içi açıklık sayılmayan yerlerden olduğuna dair raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. H.Y.U.Y.’nın 429/2. Maddesinde “mahkeme temyiz edenden 434. Madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet …, dinlendikten sonra Yargıtay’ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir” hükmü öngörülmüştür. Bu açık hüküm karşısında mahkemece bozma kararına uyulup uyulmaması takdir edilerek direnme ya da uyma yönünde açıkça bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 22.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi.