YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9533
KARAR NO : 2010/12725
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 120 ada 2 parsel sayılı 28630,92 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 1939 tarihli 78 sıra nolu tapu kaydıyla tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilerek,tapuya kaydedilmiştir. Davacılar, dava konusu taşınmazın 28.08.1951 tarihli 15 nolu tapu kaydı ve 1937 tarihli 188 nolu vergi kaydı ile murislerinden kaldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece verilen red kararı, davacıların temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2004/8173-10021 sayılı 27.09.2004 günlü ilamıyla özetle;” yöreyi iyi bilen yaşlı tanık ve bilirkişilerle birlikte yeniden yapılacak keşifle tarafların dayandıkları tapuların yerine uygulanması, tapuların uymaması halinde davacılar zilyetliğe de dayandıklarından zilyetlik araştırmasının usulüne uygun yapılması, komşu parsellere uygulanan kayıtlar getirtilerek denetlenmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve 120 ada 2 nolu parselin tapu kaydının iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmıştır.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın davacıların dayandığı vergi kaydı sınırları içinde kaldığı ve zilyetliklerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hüküm yerinde değildir. Şöyle ki; mahkemece, Hazinenin dayandığı tapu kaydı ilk geldi kayıtlarıyla birlikte Tapu Genel Müdürlüğünden istenmemiş, dava konusu 120 ada 2 nolu taşınmazın sınırında 119 ada 24 ve 120 ada 5 nolu eylemli orman olduğu bulunduğu halde orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve hukuki durumu öncesi itibariyle araştırılmamış,eski ve … … fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp taşınmazın niteliği ile konumu ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı saptanmamış,taşınmaz yönünden zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenerek zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmemiş, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı araştırılmamıştır. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, Hazinenin dayandığı 28.04.1939 tarihli 78 sıra nolu sınırları, doğusu; …, batısı; … hissesinden geçen … … … veresesi, kuzeyi; … Yolu ve Karacaoğlu …’dan geçen … … veresesi, güneyi; … … veresesi … Alanyalı’nın sınırını ayıran … olan tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları, topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte eski tarihli memleket haritası ile … fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait … fotoğrafları ile fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları, fotogrometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp taşınmazın bu belgelerde niteliğinin ne şekilde görüldüğü, imar, ihya ve zilyetliğinin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı, zilyetlik ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı taşınmazın bitki örtüsü toprak yapısı ve eğimi belirlenmeli orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde bir biri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taraf tanıkları ve tespit bilirkişiler dinlenerek dayanak tapu kaydı yöntemince zemine uygulanmalı, Hazinenin dayandığı tapu kaydı uymazsa dahi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılırsa ormanların zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, varsa zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.