YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9640
KARAR NO : 2010/13127
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
A R A R
Davacı …, … Köyü 886 (… 4057 ve 4058) sayılı parselin tamamının HAZİNE tarafından 28/01/1994 tarih ve 452 yevmiye numaralı işlemle … … İlaş Sanayi A.Ş.’ne satıldığını, daha sonra bu şirketin de davacı şirkete satıldığını , tapu kaydı üzerine 10/10/1994 tarih ve 4697 yevmiye numaralı işlemle “6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesine göre Hazine adına orman dışına çıkarılan sahada kalmaktadır.” Şerhinin işlendiğini, taşınmaz Hazine tarafından satıldığına göre, böyle bir şerhin konulmasının yasal ve … olmadığını ileri sürerek şerhin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, … Köyü 16 pafta, (eski 886) … 4057 ve 4058 sayılı parsellerin tapu kaydındaki “6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırı dışına çıkarılan sahada kalmaktadır.” ŞERHİNİN KALDIRILMASINA karar verilmiş, hüküm davalı HAZİNE vekili ile ORMAN YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, TAPU KAYDINDAKİ 2/B madde ŞERHİN SİLİNMESİ istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1948 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile 28/06/1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması vardır. Daha sonra yapılan ve 21/11/1985 tarihinde kesinleşen ve 07/03/1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
Uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın 1948 yılında kadastrosu kesinleşen Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, ancak nitelik kaybı nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu IV poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu işlemin de 21.11.1985 tarihinde kesinleştiği saptanmıştır. Bu konular mahkemenin de kabulündedir.
1961 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 886 parsel sayılı m2 yüzölçümlü taşınmaz (886 ve 818 parsellerle birlikte) 1948 yılında kesinleşen orman kadastrosu sonucu oluşturulan Haziran 1949 tarih 58 numarada orman niteliği ile Hazine adına kayıtlı tapu kapsamında olduğu ve kadastro sırasında bu tapu kaydı uygulandığı halde çalılık niteliğinde Hazine adına tespit ve 1961 yılında tescil edilmiş, daha sonra özel mülkiyete konu olamayacağı gözetilmeksizin 28/1/1994 tarihinde … … İLAÇ SANAYİ A.Ş. satılarak tapuya yolsuz olarak tescil edilmiş, 10/10/1994 tarihinde de tapu kaydının beyanlar hanesine (6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı şerh düşülmüştür. 09/04/1999 tarinde yapılan ifrazla 4047 ve 4048 sayılı parsellere ayrıldıktan sonra da, davalı …’ne beyanlar hanesindeki şerhle birlikte satılmıştır.
Kesinleşen orman sınırları içinde iken yolsuz oluşturulan tapuya değer verme olanağı bulunmadığı” gibi 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sonucu 3116 Sayılı Yasanın 13. maddesi gereğince Devlet Ormanı cinsiyle tapuya tesil edilen orman sınırları içindeki taşınmazı hakkında sonradan kadastro sırasında uygulanan tapunun cinsinin orman olduğu gözönünde bulundurulmadan çalılık cinsiyle yolsuz olarak özel mülk şeklinde oluşturulan tapu kaydı özde kamu malı orman olan taşınmazın hukuksal niteliğini değiştirmeyeceğinden, orman sınırı içindeki taşınmaz hakkında oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğindedir ve sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaz (H.G.K.’nun 19.02.2003 gün ve 2003/20-102-90 S.K.)Yargıtay H.G.K. ve ilgili daire kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlar hakkında Medeni Yasanın 1023. (eski 931 mad.) maddesi gereğince iyi niyet iddiasında da bulunulamaz (H.G.K.’nun 03.07.2002 gün 2002/16-490-586 S.K.). Kaldı ki, davacı şirket taşınmazın orman sahasında kaldığını bildiren tapudaki şerhi görerek ve bilerek satın almış olduğundan iyi niyet iddiasında da bulunamaz. Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden ayni hakkı zedelenenler, tapu sicilinin düzeltilmesini özel hukuk hükümleri uyarınca adli yargı yerinde dava edebilirler.
6831 Sayılı Orman Yasasına tabi olan kamu malı niteliğindeki taşınmazlar 2981 ve 3194 sayılı yasa hükümlerine tabi tutulamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 sayılı kararında da kabul edildiği gibi (… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutarak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri yoktur. Başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları karar yok hükmünde olup, buna dayanılarak yapılan tescil de yolsuz tescil niteliğindedir.) 178 Sayılı Yasa Hükmündeki Kararnamenin 13/d maddesi gereğince Hazine tarafından orman alanı olarak tahsis edilen, ancak, sonradan Belediye Encümenince imar planında konut alanı olarak ayırıp imar uygulamasına tabi tuttuğu taşınmaz hakkında açılan davada verilen karar esas yönünden incelenmiş ve H.G.K.’nun 12.12.2001 gün 2001/20-1118-1156 sayılı kararı ile yapılan imar uygulama işleminin yok hükmünde olduğu kabul edilerek yerel mahkeme kararı esas yönünden bozulmuştur.
İdari mercilerin yasadan kaynaklanmayan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararlar yok hükmünde, buna dayalı olarak yapılan tescil de yolsuz tescil niteliğindedir (H.G.K.’nun 1997/1-655-1003 S.K.). 2981 ve 3194 Sayılı Yasalarda, Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde nitelikleri ve kullanma şekli belirtilen kamu malı ormanların ve orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan alanlarda 2981 ve 3194 Sayılı Yasaların uygulanacağı, konusunda bir hüküm bulunmadığı, aksine 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. maddesindeki “…diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü bulunduğu gibi 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik Gecici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden ve sonucu gibi gerekçesi de bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 sayılı ve yine 2924 Sayılı Yasanın 11. maddesindeki bir kısım hükümleri iptal eden Anayasa Mahkemesinin 30.03.1993 gün ve 1992/48-14 sayılı kararlarının gerekçelerinde “31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi, bilim ve … bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması, orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek, ancak bu halkın yararlanmasına tahsis edileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, ormanların tahribinin önlenerek ulusal ekonomiye katkısının sağlanması ve orman köylüsünün üretici haline getirilip kalkındırılması için orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin yalnızca orman köyleri halkının nakli ve yerleştirilmesi amacıyla değerlendirilmesi öngörülmüştür” şeklinde açıklamalar bulunmaktadır. Yukarıda … Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesi 3194 Sayılı Yasanın 4. maddesi ve 2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasa hükümleri ve Anayasanın 169 ve 170. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, orman rejimi dışına çıkartılan alanların, Anayasa ve yasaların bu hükümlerine göre Hazinenin diğer özel mülklerinden farklı hukuki statüde olduğu anlaşılmaktadır.
Orman rejimi dışına çıkartılan yerler Anayasanın 170. maddesi ve 2924 Sayılı Yasada belirlenen amaçların gerçekleşmesi için Orman Bakanlığının emrine geçer (2924 S.Y. md. 3). Hazine bu yerleri diğer özel taşınmazlarında olduğu gibi serbestçe tasarruf edemez ve satamaz. İşte bu nedenlerle 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi ile 1744, 2896, 3302 Sayılı Yasa uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfı ile tescil edilir” hükümleri yürürlüğe konulmuştur. Ormanlar ve orman rejimi dışına çıkartılan yerler 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ıslah-imar planlarına ve 3194 sayılı Yasa gereğine imar uygulamasına konu edilemeyeceği ve idari mercilerin her hangi bir yasadan kaynaklanmayan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde olduğu sonucuna ulaşılır.
O halde; uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu, orman kadastrosu kesinleşmekle taşınmaz kamu malı orman niteliğini kazandığı, bu durum göz önünde bulundurulmadan niteliğinin orman olması gerektiği halde çalılık olarak yazılmak suretiyle özel mülk gibi hazine adına kadastro yoluyla 1961 yılında tapu kaydı oluşturulduğu, bu son işlemin ikinci kadastro olması nedeniyle bütün sonuçlarıyla hükümsüz olduğu ve oluşturulan tapu kaydının da yolsuz nitelikte bulunduğu ve yolsuz olarak oluşturulan bu tapunun özde kamu malı orman olan taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden, önce hazineye özel mülk olarak,daha sonra da satış yoluyla intikal ile devralan kişilere mülkiyet hakkı kazandırmayacağı, Anayasanın 169 ve 170. maddeleri ile 6831 ve 2924 Sayılı Özel Yasalarda düzenlenen orman alanlarının ve 2/B madde alanlarının ıslah-imar ve imar uygulaması yapılamayacağı, yapılmış olsa bile işlemin yok hükmünde olduğu, 1961 yılında yapılan arazi kadastrosunun 1948 yılında yapılan orman kadastrosu karşısında ikinci kadastro olduğu,taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hatalı işlem sonucu ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği açıktır.
Yargıtay HGK’nun 25/11/2009 T 2009/20-446-550 sayılı kararında (6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca; “Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilânı, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir.
Tutanak, harita ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine … ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin, on yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur…” ….dava konusu taşınmazın o tarihte yürürlükte bulunan 6831 sayılı Yasanın 7.maddesi ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliği hükümlerine göre yapılan kadastroda orman sınırı içinde bırakıldığı, çalışmaların …kesinleştiği ve bu tarihten itibaren anılan hükümde yer alan 10 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiği, … Orman Kadastro Komisyonu tutanak ve kararlarının hakdüşürücü sürenin geçmesi nedeniyle kesinleşmesi ile taşınmazın orman niteliğine ilişkin karar ve tutanakların da kesinleştiğinin kabulünün zorunlu olduğu) kabul edilmiştir.
O halde, davaya konu taşınmazın, tapu kaydının beyanlar hanesine 10/10/1994 tarihinde konulan( 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı) yolundaki şerhin yasal dayanağı bulunduğu ve davacı tarafından çekişmeli taşınmazın şerhli olarak satın alındığı anlaşıldığından,tapu kaydının,beyanlar hanesindeki şerhin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, … olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin ve Orman Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 26/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.