YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9697
KARAR NO : 2010/12701
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve ark. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/12466-13462 sayılı bozma kararında özetle (Davacıların tutunduğu Aralık 1961 tarih 46 numaralı tapu kaydı dava dışı 144 ada 78, 79, 80, 81, 82, 83 ve 84 sayılı parsellere uygulanmıştır. Tapu kaydı ilk olarak K.Evvel 929 tarih 209 numaralı tapu kaydından gelmekte olup, miktarı iki dönümdür. Dairenin iade kararı üzerine getirtilen komşu parsel tutanaklarında tüm taşınmazların belgesizden tespitlerinin yapıldığı ve adlarına tespit yapılan kişilerin baba isimlerinin dahi davacıların tutunduğu tapu kaydının sınırlarında … kişiler olmadığı anlaşılmıştır. Tapu kaydı yüzölçümünden çok fazla olarak sözü edilen dava konusu parsellere uygulanmış ve kesinleşmiştir. Tapu kaydının açık yön bırakmadan revizyon gördüğü parselleri kapsadığı düşünülemez. Hukuk Genel Kurulu bozma kararında tapu kayıt fazlasının ancak zilyetlik koşullarının varlığı halinde kazanılabileceğine değinilmiştir. Keza yine bozma kararında tapu kaydı kapsamında kalsa bile hiç kullanılmayan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin kazanılamayacağına da işaret edilmiştir. Dava dosyası içindeki fotogometri yöntemiyle 1986 yılında düzenlenen kadastro paftasında o tarihte kullanılan taşınmazların tasarruf sınırları gözükmektedir. Kadastro ekibi de bu tasarruf sınırlarını esas alarak taşınmazların sınırlamasını 1992 yılında yapmış ve tespit tutanağı düzenlenmiştir. Orman niteliği ile tespit tutanağı düzenlenen dava konsuu 144 ada 85 sayılı parselin içinde 1986 yılında fotogometri yöntemiyle düzenlenen paftada herhangi bir tasarruf çizgisinin olmadığı, başka bir anlatımla 85 sayılı parselin herhangi bir bölümünün kullanılmadığı, dava edilen bölümle dava dışı bölümün bir bütün halinde olduğu görülmektedir. Gerçeğin kendisi olan bu pafta karşısında yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarına değer verilemez. 3402 Sayılı Yasanın 20/B maddesi hükmüne göre dava konusu taşınmazın tapu kaydı kapsamın dışında kaldığı ve tespit gününe kadar zilyetlik koşullarının da davacılar yararına oluşmadığı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi) gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve ark. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 21/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.