YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9840
KARAR NO : 2010/12994
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi ve Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2006 tarih 2006/12894-12011 sayılı bozma kararında özetle “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 2986 ila 2994 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece öncelikle dava konusu 1441 parselle ilgili devam eden tüm davalar kadastro tutanağı aslının bulunduğu dosyada birleştirilmeli, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurul aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, 2986 ila 2994 orman tahdit sınır noktalarını ve kadastro paftasındaki tüm parselleri de görülecek biçimde (P.215 üzerindeki tüm kadastro parselleri) çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu belirlenmeli, aynı kroki üzerinde 473 ila 476 kadastro parselleri üzerinde bulunan P III olarak 2/B uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarılan bölümle ilgili orman sınır noktalarını da gösterilerek, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilirce tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, dava konusu taşınmazın orman tahdidi dışında ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun anlaşılması halinde ise davacı adına senetsizden tesbiti yapılan taşınmazların listesinin Tavas Kadastro Müdürlüğünden istenerek 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki şartlar araştırılmalı, ayrıca mahkemenin 26/07/2000 tarih ve 1999/5 E.- 2000/42 K. sayılı kararı ile davacı adına tescile karar verilen bölüm 1717.18 m2 olup, hüküm Orman Yönetiminin temyizi üzerine bozulduğu, bu hükümle ise 1966.43 m2’lik bölümün davacı adına tescil edildiği ve Orman Yönetimi açısından usulü kazanılmış hakkın ihlal edildiği gözönünde bulundurularak karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile 101 ada 1441 parselin (A) ile gösterilen 1717,18 m2’lik kısmın davacı adına (B) ile gösterilen 2166,47 m2’lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 06/09/1973 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1981-1984 ve 1996 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli 101 ada 1441 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak bu dava dosyası dışında mahkemenin 2003/31 sayılı dava dosyası ile de dava açıldığı ve bu dosyada 101 ada 1441 parsel içinde kalan ve (F) ile gösterilen 3034,95 m2’lik kısmın gerçek kişi adına tesciline karar verildiği, hükmün kesinleştiği anlaşılmakta olup 101 ada 1441 parselin tamamına ilişkin olarak kadastro tutanağı itirazlı olduğunda (A) ile gösterilen 1717,18 m2’lik kısım ile 2003/31 sayılı dava dosyasında gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilen (F) ile gösterilen 3034,95 m2’lik kısım çıktıktan sonra kalan kısmın 101 ada 1441 parsel numarası ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermek gerekirken sadece (B) ile gösterilen kısım dava konusu olarak kabul edilerek bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş olması doğru değil ise bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. bendinin b. fıkrasının tamamen kaldırılarak bunun yerine “(A) ile gösterilen 1717,18 m2’lik kısım ile 2003/31 sayılı dava dosyasında gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilen (F) ile gösterilen 3034,95 m2’lik kısım çıktıktan sonra kalan kısmın 101 ada 1441 parsel numarası ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.