Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9882 E. 2010/11902 K. 06.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9882
KARAR NO : 2010/11902
KARAR TARİHİ : 06.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti ve meni müdahale davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, 26.09.2007 tarihli dava dilekçesinde, … Köyü Sandal tarlası mevkiinde yapılan ve 16.08.1989 tarihinde ilan edilen 2/B çalışmaları sırasında, 29 poligon nolu 2/B parseline ait tutanaklarda zilyet olarak …’ın yazıldığını, oysa ki bu yerin 60 yıldan beri davacıların zilyetliğinde olduğunu belirterek davacının zilyetliğinin tespiti ve davalının müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetliğin tespiti ve meni müdahale istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kütüğün beyanlar hanesinde yazılı zilyetlik veya muhtesat şerhi, ayni hak olmayıp, kişisel hak niteliğinde olduğundan tapu sicilinden ayrı olarak alınıp, satılması, değiştirilmesi mümkün değildir. Böyle bir talep tarafların isteğiyle dahi Tapu Sicil Müdürlüğünce yerine getirilemez ve dava yoluyla genel mahkemeden istenemez. Ancak; yörede 4127 Sayılı Yasa ile değişik 2924 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre yapılacak kullanım kadastrosu sırasında ve hak sahipliği tespit komisyonunda değerlendirilmesi ve itiraz ve dava haklarının da o aşamada kullanılması mümkün olabilecektir. Aksi halde, kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra yapılacak her devir işlemi ayrı bir dava konusu olur ki, yasanın amacı bu değildir. Açıklanan nedenlerle, sonuç olarak doğru olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 06/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.