YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10146
KARAR NO : 2011/11354
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TAPU İPTAL TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda davanın KABULÜ yolunda kurulan 27.01.2011 günlü hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 11/10/2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı gerçek kişi vekili gelmedi, diğer taraftan Hazine vekili Avukat … ile Orman Yönetimi vekili Avukat … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.10.2011 gün ve 2010/10924 – 15374 sayılı kararıyla davalı …’un çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen 53 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin temyiz itirazları red edilmiş, çekişmeli parselin (B) ile gösterilen 447,10 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin temyiz itirazları kabul edilerek bu bölüme ilişkin hüküm özetle; hükme dayanak yapılan 08.10.2007 havale tarihli müşterek bilirkişi rapor ve krokisinde çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Yasaya göre orman tahdidinde … Devlet Ormanı sınırları içinde bırakıldığı, bu ormanın Kasım 1944 tarih 83 sıra numarası ile … Devlet Ormanı ismi ile tapuya tescil edildiği, 2/B uygulamaları sırasında Orman Yönetimi tarafından 1/5000 ölçekli olarak düzenlenen orman kadastro haritasında OS 2014 – 2244 – 2243 – 2242 – 2241 – 2240 – 2239 numaralı orman sınır noktalarına oluşturulan koordinat değerlerine göre çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, orman rejimi dışına çıkarma haritasına göre ise taşınmazın (A) ile işaretlenen 53 m2 yüzölçümlü kesiminin halen içinde, (B) ile işaretlenen 447,10 m2 yüzölçümlü bölümünün de 24.10.1989 tarihinde 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması çalışmalarında XXXI poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının açıklandığı, esasen bu konuların mahkemenin de kabulünde olduğu, 2/B madde uygulamaları sırasında Orman Yönetimi tarafından 1/5000 ölçekli olarak düzenlenen orman kadastro haritasında OS2014 – 2244 – 2243 – 2242 – 2241 – 2240 – 2239 numaralı orman sınır noktalarına oluşturulan koordinat değerlerine göre çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı uzman bilirkişilerin raporlarıyla belirlendiği halde, mahkemece dosya kapsamına uygun düşmeyen soyut ve ilgisiz gerekçe ile salt orman rejimi dışına çıkarma haritasına göre yapılan uygulamaya değer verilmesi, ayrıca çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen 447,10 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydı üzerindeki 2/B şerhi de devam etmek suretiyle davalı üzerinde bırakılması doğru olmadığı, bu nedenle çekişmeli taşınmazın 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içine alınmakla, önceki tapu kayıtları yasal değerini yitirdiği, kaldı ki; 22.048 m2 yüzölçümlü revizyon tapusunun miktarından çok fazla bölümü baştan beri orman sınırları dışında kaldığından çekişmeli taşınmazın tapu kaydının yüzölçümüyle kapsamında kaldığının da kabul edilemeyeceği, 3194 sayılı Yasanın 4. maddesinde imar ve 2981 sayılı Yasada bu yasa uygulamasına tabi tutulacak arazilerin gösterildiği, Anayasanın 169 ve 170. maddelerinin koruyuculuğu altındaki ormanların ve 2/B madde alanlarının imar uygulamasına tabi tutulamayacağı, yapılan ifraz ve tescil işlemlerinin yolsuz tescil niteliğinde olduğu, kaldı ki, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edilebileceği, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalı kişi taşınmazı satın almış ise sebepsiz zenginleşme kurallarına göre satış bedelini bu yeri kendisine devir eden kişilerden geri alabileceği gözetilerek bu bölümle ilgili olarak Hazine tarafından açılan davanın da kabulüne karar verilmesi” gereğine değinililerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, Orman Yönetimi parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı gibi hükmen orman olarak tesiline karar verildiği, bir bölümünün … Belediyesine Park ve rekreasyon alanı olarak 49 yıllığına kiraya verildiğinden söz ederek, tapu kaydının iptali ve oran niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece davaların KABULÜNE, çekişmeli … ilçesi … mahallesi 149 ada 1 sayılı parselin daha önceki kararda söz edilen 53 m2 bölümü ile 447,10 m2 yüzölçümündeki diğer bölümü olmak üzere tamamının davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B uyulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1965 yılında genel arazi kadastrosu, 1981 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 04.01.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, çekişmeli parselin tamamının orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve çekişmeli parselin tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmişse de, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda çekişmeli parselin yörde 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahditi içinde bırakıldığı, yörede 1991 yılında yapılan 2/B uygulamasında parselin krokisinde (A) ile gösterilen 53 m2 bölümünün orman sınırları içinde aplike edildiği, (B) ile gösterilen 447,10 m2 bölümünün ise nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, (B) bölümünün orman niteliğini yitirdiği, tarım alanı niteliğinde olduğu, eylemli orman niteliğinde olmadığı, bu nedenle 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 11/5. maddesi gereğince tekrar ormana ithal edilecek yerlerden olmadığı, bu tür yerler için Orman Yönetiminin dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gibi, Hazinenin bu yerin orman niteliğiyle tescili isteminin de bulunmadığı, 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek-4 madde hükmüne göre kullanım durumuna göre bu yerin kadastrosunun yapılıp satışı gündeme gelebileceğinden, çekişmeli taşınmazın orman niteliği yerine 2/B gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle tescilinde davalı gerçek kişinin yararının bulunduğu, hakimin H.Y.U.Y. sının 74. maddesi (HMK’nun 26.maddesi) gereğince dava ile bağlı olduğu, gözetilerek Hazinenin davasının tamamen, Orman Yönetiminin ise çekişmeli parselin (A) ile gösterilen 53 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin davasının kabulüyle, çekişmeli parselin (A) ile gösterilen bölümünün orman niteliğiyle, (B) ile gösterilen 447,10 m2 bölümünün ise 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Diğer taraftan 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A madde gereğince “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, davalı gerçek kişinin temyiz itirazı bu nedenle de yerindedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince, duruşmada kendini avukat ile temsil ettiren Hazine ve Orman Yönetimi yararına, davalı taraf aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine ve harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.