Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10342 E. 2011/15319 K. 21.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10342
KARAR NO : 2011/15319
KARAR TARİHİ : 21.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, … köyünde Hazine adına hali arazi niteliğiyle tapuda kayıtlı 200 ada 12 parselin 2/B sahası içinde bırakıldığını, oysa taşınmazın bir bölümünün Asliye Hukuk Mahkamesinin 1949/271 sayılı dosyasında açılan orman tahdidine itiraz davası sonunda, orman sınırı dışında bırakılmasına karar verildiğini bildirerek 2/B niteliğiyle Hazine adına kayıtlı tapunun iptalini ve davacı adına tescilini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B niteliğindeki tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1946 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 2006 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki, davacı 1946 yılında yapılan orman kadastrosuna itiraz davası sonucu orman sınırları dışında bırakılmasına karar verilen kendisine ait taşınmazın 2/B uygulaması sırasında Hazine adına tapuya tescil edildiği iddiasıyla iptal ve tescil davası açmıştır. Gerçekten de dosyaya ibraz edilen Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/271-1950/7 sayılı kararında davacının babası … ve … tarafından Orman Yönetimi aleyhine açılan orman sınırlandırılmasına itiraza ilişkin dava sonucunda mahkemece Temmuz 1945 tarih 15 numaralı tapu kaydı sınırları kapsamında kalan 148.327 m2 taşınmaz hakkında yapılan orman sınırlamasının iptaline karar verildiği halde mahkemece yapılan 24.11.2010 tarihli keşif sırasında kesinleşen mahkeme kararı ve krokisi uygulanmadan tapu kaydının çekişmeli taşınmazla birlikte 200 ada 1 parsele de uyduğundan sözedilmesi yeterli değildir.
O halde; doğru sonuca varılabilmesi için; mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/271 – 1950/7 sayılı dosyası bulunmadığı takdirde karar ve krokisi ile tapu kayıtları getirtilerek bir … elemanı, bir orman mühendisi aracılığıyla kadastro paftası ile orman kadastro haritası ölçekleri eşitlenerek, biribiri üzerine aplike edilmek suretiyle, kroki ve tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, uygulamada komşu parsel tutanakları ile varsa dayanakları kayıt ve belgelerden yararlanılmalı, … ve orman bilirkişiden uygulamayı izlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, taşınmazın tapu kaydı ile orman kadastrosuna itiraz davası sonucu verilen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/271 – 1950/7 sayılı karar ve krokisi kapsamında kalan bölümüyle ilgili orman kadastrosu iptal edilmiş olacağından 2/B madde uygulamasına değer verilemiyeceği gözetilmeli, bundan sonra delillerin tümü birarada değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 21.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.