Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10867 E. 2011/15108 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10867
KARAR NO : 2011/15108
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, … ilçesi, … köyü, 127 ada 58 parsel sayılı 13060,36 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve kullanım şerhi verilerek Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kendi kullanımında olmasına rağmen, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde davalı köy tüzelkişiliği lehine kullanım şerhi verildiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve 127 ada 58 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde … bulunan köy tüzelkişiliğinin kullanımına ilişkin şerhin iptali ile … bilirkişisinin 08/03/2011 tarihinde düzenlediği rapor ve krokisinde (B) ile gösterilen 5153,15 m² bölümünün …, … …, … ‘ın kullanımında olduğuna ve geriye kalan (A) ile gösterilen 3312,93 m² bölümün ve (C) ile gösterilen 4594,28 m² bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1969 yılında yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması 24/09/1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 5831 sayılı Yasayla 3402 sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastroda davalı gerçek kişi yararına konulan kullanım şerhinin değiştirilmesine yönelik olduğu taşınmazın niteliğine ve kullanım şerhine itiraz etmeyen davalı Hazinenin aleyhine bir durum yaratmadığı anlaşıldığına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli oldukları halde mahkemece dava konusu taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmemesi doğru değil ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple, hükmün birinci bendinin son satırında yer alan “Kısmın tespit gibi tesciline” ifadeleri hükümden çıkartılarak yerine “Bölümleri yönünden beyanlar hanesine tespit gibi şerh verilmesine ve 127 ada 58 parsel sayılı taşınmazın bu haliyle 2/B ve tarla niteliğiyle tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesinin yollamasıyla H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 19/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.