YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11433
KARAR NO : 2011/15274
KARAR TARİHİ : 20.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2010 yılında yapılan 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi uyarınca 2/B madde alanlarında yapılan kadastro sırasında, … köyü 114 ada 87 parsel sayılı 2303,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla belgesizden Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve taşınmazın … oğlu …’in kullanımında olduğu açıklaması yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın eylemli orman niteliğinde olduğu, 2/B madde koşullarını taşımadığı halde Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 1943 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp sonuçları 1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 1992 yılında da 6831 sayılı Orman Yasası’nın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi uygulaması yapılarak kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece yöntemine uygun olarak mahkemece yapılan araştırmada; çekişmeli parselin 1943 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1992 yılında 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiği, ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın (B) ile gösterilen eylemli biçimde orman olduğu, (A) ile gösterilen alanın ise tarım arazisi niteliğinde olduğu duraksamasız bir şekilde saptandığına göre, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince, kadastro hakimi taşınmazın gerçek niteliğini belirleyerek doğru sicil oluşturmak zorunda olduğu halde mahkemece davanın kısmen kabulü ve çekişmeli 114 ada 87 parselin sadece (B) bölümüne ilişkin olarak hüküm kurmakla yetinilmesi ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “Bu Kanunun 36/A. maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı Hazine ve gerçek kişi aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3. bendinin kaldırılarak, bunun yerine üçüncü bent olarak “… köyü, 114 ada 87 parsel sayılı taşınmazın, bilirkişiler … , … ve … ‘nin 15/02/2011 tarihli raporunda (A) ile gösterilen 1230,28 m2 yüzölçümündeki alanın, tarla niteliği ile beyanlar hanesine, … oğlu … tarafından kullanılmaktadır şerhi yazılarak Hazine adına tesbitine ve 6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının 13/j madesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 20/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.