YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11978
KARAR NO : 2011/11051
KARAR TARİHİ : 05.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … köyü 115 ada 18 parselin kesinleşen 2/B madde sahası içinde kalan yerlerden olduğunu bildirerek davalı adına kayıtlı tapunun iptaline ve Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 20.04.2009 tarihli krokide (b) işaretli (83673 m2) taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 19.10.1976 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 15.07.1996 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, uzman orman bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın 2/B madde sahası içinde kalan (B) işaretli bölümünün hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro hakimi infazda tereddüt yaratmayacak şekilde, doğru sicil oluşturmakla, taşınmazların hangi nitelikle, kim adına tescil edileceğini hüküm yerinde göstermek zorunda olduğu halde, taşınmazın hangi nitelikle tescil edileceğinin belirtilmemiş olması doğru değildir. Bunun yanısıra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve aynı yasının 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1.paragrafında ” davanın kısmen kabulüne” sözlerinden sonra gelmek üzere “115 da 18 parselin 20.04.2009 tarihli krokide (b) işaretli bölümünün tarla cinsiyle 2/B madde sahasında kalan yer olması nedeniyle Hazine adına tapuya tesciline” sözlerinin yazılmasına ve 3. 4. paragraflarının kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı … üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.