Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/12462 E. 2011/11284 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12462
KARAR NO : 2011/11284
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 47, 48, 49, 50, 51, 76, 77, 78, 79, 80, 82, 90, 488, 495, 499, 500, 512, 516, 521, 522, 523, 524, 540, 541, 618, 619, 626, 914, 929, 962, 966, 968, 1079, 1080, 1081, 1082, 1083, 1442 ve 1462 parsel sayılı taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Asliye Mahkemesinde davacı gerçek kişiler tarafından davalılar aleyhine açılmış olan el atmanın önlenmesi ve tescil davası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Yargılama sırasında … ve …doğru davaya katılmıştır. Mahkemece çekişmeli 499, 500, 516, 521, 522, 523, 524, 540, 541, 618, 929, 966 sayılı parsellerin 36/576’şar pay oranında … (…) mirasçıları, …, … (…)(…), … (…), …, …, …, 24/576’ şar pay oranında davacılardan … (…) mirasçıları, … …, …, … …, … … (…), … …, … (…), …, …(…), …, 18/576’şar pay oranında, davacılardan … (…) mirasçıları, …, 1931 D.lu …, …, … …, …, 1324 D.lu … …, … ve … adlarına, 619 sayılı parselin … adına,
1079, 1080, 1442 ve 1464 sayılı parsellerin … … adına,
47, 48, 49, 50, 51, 76, 77, 78, 79, 80, 82, 90, 488, 495, 512, 626, 914, 962, 968, 1081, 1082 ve 1083 sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından 499, 500, 516, 521, 522, 523, 524, 540, 541, 618, 619, 929, 966, 1079, 1080, 1442, 1464 sayılı parsellere yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; temyize konu parsellerin 6831 sayılı Yasanın 17. maddesi kapsamında kalıp kalmadıkları, … yatağında olup olmadıkları, davacı, katılan ve miras bırakanları ile mirasçıları yönünden 3402 Sayılı yasanın 14/1. maddesince 40 ve 100 dönüm sınırının aşılıp aşılmadığı araştırılmamıştır.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu ile 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olup olmadıkları saptanmalı, orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılmasının öngörüldüğünden bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceği gözönüne alınmalı, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli temyize konu taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, temyize konu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte jeoloji mühendisi ve ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, … yatağı ve zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadıkları belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 499, 500, 516, 521, 522, 523, 524, 540, 541, 618, 619, 929, 966, 1079, 1080, 1442 ve 1464 parsel sayılı taşınmazlara yönelik BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 10.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.