Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/12570 E. 2011/14554 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12570
KARAR NO : 2011/14554
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında İstanbul ili, … ilçesi, … mahallesinde bulunan 1604 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden ve 20 yıldan beri … oğlu … ‘nin fiili kullanımında olduğu ve taşınmazın tamamı göl mutlak koruma alanı içerisinde bulunduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmaz üzerinde 3 katlı bina olduğu halde kadastro çalışmalarında yazılmadığını, bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece tespit gibi dava konusu taşınmazın 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davanın kabulü ile … ilçesi, … mahallesi 1604 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine “İş bu taşınmaz, bahçe olarak 20 yıldan beri … oğlu … ‘nin fiili kullanımındadır” ibaresinin kaldırılarak yerine “İş bu taşınmaz, bahçe ve üzerindeki 3 katlı bina ve 1 katlı bina 20 yıldan beri … oğlu …’nin fiili kullanımındadır.” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm … Kadastro Müdürlüğü adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; dava Kadastro Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin Kadastro Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve Kadastro Genel Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı ).
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 11/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.