Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1385 E. 2011/1635 K. 23.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1385
KARAR NO : 2011/1635
KARAR TARİHİ : 23.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalılardan … … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1975 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 30 parsel sayılı 3.975 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kesinleşen orman tahdit haritası içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, taşınmazın … oğlu … …’ın zilyetliğinde olduğundan söz edilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. … … mirasçılarından … …’ın tapu kaydına dayalı itirazı üzerine kadastro komisyonunca taşınmazın tapu kayıt miktar fazlası bölümü yönünden Hazineye de pay verilerek Hazine, … … ve ortakları adlarına paylı olarak tesciline karar verilmiştir.Hazine ve … … mirasçılarının açtıkları, … …’nin katıldığı davada … Kadastro Mahkemesi 29.12.1987 gün 1986/84-1987/502 sayılı ilamla dava konusu taşınmazın 6831 Sayılı yasanın 1744 sayılı yasa ile değişik 2. maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkarıldığı, dayanak tapu kaydının kapsamı içinde kaldığı gerekçesiyle Hazinenin ve katılanların davalarının reddine, … … mirasçılarının davalarının kabulü ile 30 parselin … … mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 18.4.1989 gün 1988/5841-1989/5683 sayılı ilamı ile Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, katılan … … yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak 6.11.1990 gün 1989/170-1990/355 sayılı ilam ile taşınmazın … … ve ortakları adlarına tapuya tescillerine karar verilmiş, temyiz edilmeksizin 20.12.1990 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı Hazinenin, 30 parsel sayılı taşınmazın hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla açtığı dava … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2004 gün 2001/542-2004/1073 sayılı kararıyla dava konusu taşınmaz yönünden … Kadastro Mahkemesinin 29.12.1987 gün 1986/84-1987/502 sayılı ilamının kesin hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, Hazinenin temyizi üzerine Dairece onanarak 21.6.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı … ise, … Köyü 30 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı iddiasıyla temyize konu dava açmıştır. Mahkemece, … tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, … ve orman bilirkişi tarafından ortak düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen 66,73 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalılardan … … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 24.04.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 05.12.174 tarihinde ekip çalışmalarının itirazları yerlerde ise komisyon kararlarının 27.01.1977 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 18.05.1990 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 24.04.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, daha sonra taşınmazın (A) ile işaretlenen 3908,27 m2 yüzölçümlü kesiminin 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkarıldığı, (B) ile işaretlenen 66,73 m2 yüzölçümlü bölümünün halen tahdit içinde bulunduğu anlaşıldığına, taşınmazın (B) ile işaretlenen kesimi daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, … Kadastro Mahkemesinin 29.12.1987 gün 1986/84-1987/502 sayılı kararının orman rejimi dışına çıkarılan kesime yönelik olduğu, kaldı ki kararda … taraf olmadığından HYUY’nın 237. maddesi uyarınca kesin hükmün söz konusu olmadığı gözetilerek kaydın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 19.1.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı yasaya eklenen 36/A maddesinde “ Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 sayılı yasanın 17. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 11. maddesinde “ Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü,
henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmazın tesbit malikleri olan davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.Bu sebeple hüküm fıkrasında yer alan “3, 4, 5 ve 6. bentlerinin “ tamamen hükümden çıkarılarak bunların yerine “19.1.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı yasaya eklenen 36/A maddesi ve 6099 sayılı yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı yasaya eklenen Geçici 11. maddesi uyarınca Davacı … tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 23.02.2011 günü oybirliği ile karar verildi.