Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1392 E. 2011/3657 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1392
KARAR NO : 2011/3657
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili 19.10.2009 tarihli dilekçesiyle tapuda adına kayıtlı … Köyü 5134 ada 1 sayılı parselin (dava dilekçesinde dava konusu parsel maddi hata ile 5131 ada 1 parsel olarak gösterilmiştir) tapu kaydının beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğuna ilişkin şerh yazılı olduğu, bu şerhin silinmesi istemiyle açtıkları davanın reddine ilişkin Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.2004 gün ve 2004/4273-7112 sayılı kararının Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra kesinleştiği, ancak daha sonra aynı kökten gelen aynı köy 5131 ada 1 sayılı parselin orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin Tapulama Mahkemesinin 25.04.1978 gün ve 1970/302-1978/17 sayılı kararı ve bu kararın gerçek kişilerin temyizi üzerine Yargıtay’ca bozulmasından sonra verilen Tapulama Mahkemesinin 27.12.1984 gün ve 1983/555-950 sayılı kararının, bir kısım gerçek kişilerin açtığı davanın kabulüne ve parsel üzerindeki 2/B şerhinin silinmesine ilişkin Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2008 gün ve 2008/82-474 sayılı kararının, Yargıtay tarafından onandıktan sonra kesinleştiği, bu şekilde kendilerine ait parselin ifraz edildiği 514 sayılı parsele ilişkin iki farklı kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğu, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluştuğu iddiasıyla, aleyhlerine verilen Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.2004 gün ve 2004/4273-7112 sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak, tapuda adlarına kayıtlı … Köyü 5134 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerhin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece sözü edilen Tapulama Mahkemesi kararının davanın tarafı olmayan Hazineyi bağlamayacağı, bu nedenle, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, şerhin silinmesi isteminin reddi yönündeki kesinleşmiş mahkeme kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılmasına ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Tapuda arsa niteliği ve 472 m2 yüzölçümüyle davalı adına kayıtlı olan çekişmeli parsel, … Köyü 246 sayılı parselden müfrez 499 ve 498 sayılı parsellerin birleştirilmesiyle oluşan, 514 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuştur.
Yargılamanın yenilenmesi koşulları ve usulü H.Y.U.Y.’nın 445 ve devamı maddelerinde düzenlenerek, yargılamanın yenilenmesi koşullarının nelerden ibaret olduğu sınırlı olarak sayılmıştır. Bu nedenle, H.Y.U.Y.’da olağanüstü kanun yolu olarak sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi koşullarının yorum yoluyla çoğaltılması mümkün değildir.. H.Y.U. Y.’nın 445/10 maddesinde “iki tarafı ve sebebi müttehit bir dava hakkında sadır olan bir ilama mugayir yeni bir ilam suduruna sebep olabilecek bir made yokken yine o mahkeme veya diğer bir mahkeme tarafından evvelki ilamın hükmü hilafında bir hüküm ve karar verilmiş olup da her iki ilamın katiyet kasbetmesi” hali yargılamanın yenilenmesi koşulu olarak sayılmıştır. Bu halde, H.Y.U.Y.’nın 447/2 ve 448/2 madde hükümleri gereğince ikinci kesinleşmiş hükmü veren mahkemeye zamanaşımı süresinin sonuna kadar yargılamanın yenilenmesi davasının açılması mümkündür. Bu nedenin varlığından söz edebilmek için, aynı konuda, aynı taraflar arasında aynı nedene dayalı olarak görülen dava neticesi verilen ve bir biri ile çelişen iki mahkeme kararı bulunması zorunludur.
Genel kadastroda 246 sayılı parselin gerçek kişiler adına tesbit edildiği, Orman Yönetimi, Vakıflar Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin itirazı üzerine, Tapulama Mahkemesinin Orman Yönetimi ve Vakıflar Yönetiminin davalarının reddine ilişkin 25.04.1978 gün ve 1970/302-1978/17; 22.06.1982 gün ve 1979/3-297; 27.12.1984 gün ve 1983/555-950 sayılı kararlarının kesinleşmesiyle, ifrazen 246 sayılı parselden müfrez 498 ve 499 sayılı parsellerin gerçek kişiler adına tapuya tescil edildiği, bu parsellerin tevhidi ile 514 sayılı parselin, 5134 ada 1 sayılı parselin ise 514 sayılı parselin 2981 sayılı Yasa hükümlerine göre ifraz edilmesi ile oluştuğu anlaşılmaktadır. Tapulama Mahkemesinin 246 sayılı parselin orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin sözü edilen kararları davalı gerçek kişilerin bayileri ile Orman Yönetimi açısından 3402 Sayılı Yasanın 34 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 766 sayılı Yasanın 55. maddesi gereğince, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturmaktadır.
Yine … tarafından davalı sıfatıyla Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine 5134 ada 1 sayılı parselin beyanlar hanesinde yer alan 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerhin silinmesi istemiyle açtığı davanın reddine ilişkin Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.10.2001 gün ve 2000/952-2001/1023 sayılı kararının Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.11.2003 gün ve 2003/7590-8525 sayılı kararı ile “kök parsele uygulanan 4595 m2 yüzölçmündeki Mayıs 1322 tarih ve 25 sıra numaralı tapu kaydının özel yasalarına göre oluşmadığı, taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümleri göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahditi içindeyken 1988 yılında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı İçtihatdı birleştirme kararının somut olayda uygulanamayacağı” gerekçesiyle onanıp, karar düzeltme isteminin de aynı dairenin 02.07.2004 gün ve 2004/4273-7112 sayılı kararı ile red edildikten sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu karar da, çekişmeli 5134 ada 1 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı İçtihatdı birleştirme kararının somut olayda uygulanamayacağı yönündeki karar davanın tarafları ve bayileri açısından kesin hüküm niteliğindedir. Görüldüğü gibi; taraflar yada tarafların bayileri ile Hazine ve Orman Yönetimi arasında, birisi, 246 sayılı parselin orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin, birisi de, 246 sayılı parselin çap sınırları içindeyken, ifrazen bu parselden ayrılarak 5134 ada 1 parsel sayısı ile gerçek kişiler adına kayıt edilip, yargılamanın yenilenmesini isteyen kişiye geçen taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve şerhin yasal dayanağı bulunduğu yönünde iki farklı kesinleşmiş mahkeme kararı vardır. H.Y.U.Y.’nın 447/2 maddesi gereğince Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.10.2001 gün ve 2000/952-2001/1023 sayılı kararının kesinleşmesinden sonra 10 yıllık süre içinde yargılamanın yenilenmesi istendiğine göre, yargılamanın yenilenmesi koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek, H.Y.U.Y.’nın 445/10 maddesi gereğince istemin kabulüne ve Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.10.2001 gün ve 2000/952-2001/1023 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle; yargılamanın yenilenmesini isteyen gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 31/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.