YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1427
KARAR NO : 2011/4452
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜD. DAVACI: ORMAN YÖNETİMİ
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … mirasçısı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …Köyü 204 ada 29 parsel sayılı 1155.67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hiç kimsenin zilyet ve tasarrufunda bulunmadığı ancak 4999 Sayılı Yasaya göre yapılan işlem sonucu orman sınırları dışına çıkarıldığı zeminin taşlık ve kayalık ile kaplı olması nedeniyle hali arazi niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. Orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davacının davasının reddine, müdahil davacı … Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu parselin tespit tutanağının iptaliyle orman niteliyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … mirasçısı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1990 yılında yapılıp 21/05/1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 18/01/2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Yasanın 4999 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi işlemi bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali gerekirken kadastro tutanağının iptaline karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 2. bendi üçüncü satırında yer alan “tespit tutanağının” kelimelerinin çıkarılarak bunun yerine “kadastro tespitinin iptali” kelimesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14/04/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.