YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14508
KARAR NO : 2012/6415
KARAR TARİHİ : 26.04.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2010 yılında yapılan 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasa ile eklenen ek 4. maddesi uyarınca 2/B madde alınlarında yapılan kadastro sırasında … köyü 107 ada 1 parsel sayılı 2.939,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanının 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı açıklaması yazılarak, ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
109 ada 2 parsel sayılı 646,47 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanının 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, taşınmazın …oğlu …’ün zilyetliğinde olduğu açıklaması yazılarak, tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
109 ada 3 parsel sayılı 675,43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanının 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, taşınmazın …kızı …’in zilyetliğinde olduğu açıklaması yazılarak, tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
109 ada 4 parsel sayılı 825,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanının 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, taşınmazın …kızı…’ın zilyetliğinde olduğu açıklaması yazılarak, tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları, 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın niteliğinin zeytinli bahçe olarak düzeltilmesi, alt kısmından geçen yolun haritasında gösterilmesi, zeminde kendileri tarafından ayrı ayrı kullanıldığından beyanlar hanesine fiili kullanım durumuna göre zilyetlik şerhi verilmesi, 109 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlarda baba adlarının … olarak ve 109 ada 4 sayılı parselin beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin …. kızı … olarak düzeltilmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yola ilişkin istemin reddine, diğer istemlerin kabulüne, dava konusu taşınmazların tespit gibi Hazine adına tapuya tescillerine, 109 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerinin iptal edilerek 109 ada 2 parsel sayılı taşınmazın … oğlu …’ün, 109 ada 3 parsel sayılı taşınmazın … kızı …’in, 109 ada 4 parsel sayılı taşınmazın … kızı …’ın zilyetliğinde olduğunun yazılmasına, 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ham toprak olan niteliğinin iptal edilerek tarla olarak düzeltilmesine, beyanlar hanesine bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen kesiminin ve üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının … kızı …, (B) ile işaretlenen bölümünün ve üzerindeki bulunan zeytin ağaçlarının …, (C) ile işaretlenen kesiminin ve üzerinde
bulunan zeytin ağaçlarının …oğlu …, (D) ile işaretlenen bölümünün ve üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının … kızı …’in zilyetliğinde olduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli taşınmazların davacıların ayrı ayrı fiili kullanımında bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacıların davalarının kısmen reddine karar verildiği halde, davalı Hazine yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değil ise de, bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 7 rakamlı bendinin sonuna “Davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesi gözetilerek takdir edilen 200,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle, HYUY’nin 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 26/04/2012
günü oybirliğiyle karar verildi.