YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14651
KARAR NO : 2011/15257
KARAR TARİHİ : 20.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/1736-4122 sayılı bozma kararında özetle; “Davacıların, cilt 11, sahife 47, sıra 7 no ile kayıtlı tapu kaydına tutunarak, Çolaklı köyü sınırları içinde bulunan 60 dönüm yerin 1985 yılında yapılan arazi kadastrosunda tespit dışı bırakıldığını belirterek taşınmazın kendilerine düşen miktarının tapuya tescilini istedikleri, Bahçe Kadastro Müdürlüğünün 22.09.2005 tarihli yazısında, dava konusu yerin Hasanbeyli kasabası sınırları içinde kaldığı, bu ilçede arazi kadastrosunun 1978 yılında 766 sayılı Yasa gereğince yapıldığı ve davalı yerin orman sayılarak kadastro harici bırakıldığı, çolaklı köyünde ise kadastronun 1985 yılında 3402 sayılı Yasaya göre yapıldığı, bu yasada dolu pafta sistemi kabul edildiği için kadastro harici bırakmanın söz konusu olmadığının belirtildiği, kadastro müdürlüğünün cevabi yazına göre taşınmazın bulunduğu Hasanbeyli kasabasında, orman kadastrosu ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 2.madde uygulamasının 1974 yılında yapıldığı, 15.11.1974 – 15.11.1975 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın, kesinleşen tahdidin dışında bırakıldığı, mahkemece, 3402 sayılı Yasanın 12 maddesi uyarınca kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastro tespiti öncesi sebeplerle dava açılamayacağından ve tapu kaydı da hukuki hükmünü yitirdiğinden, davacıların iddiasının zilyetlik yönünden kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Hasanbeyli kasabasında, 1974 yılında yapılan orman kadastrosunda taşınmazın tahdit dışında bırakılmış, daha sonra 1978 yılında 766 sayılı Yasa gereğince yapılan tapulama çalışmaları sırasında da taşınmaz orman sayılarak tapulama dışı bırakılmıştır. Ancak, çekişmeli taşınmazın, arazi kadastrosu sırasında tahdit haritasının yanlış uygulanması nedeniyle mi yoksa ormana bitişik olan bu yerin eylemli orman olması nedeniyle mi tapulama dışı bırakıldığı anlaşılamamaktadır. Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği gibi 3402 sayılı Yasanın 12 maddesi uyarınca kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastro tespiti öncesi sebeplerle dava açılamayacağından davacıların tutunduğu tapu kaydı hukuki hükmünü ve işlem yeteneğini yitirmiştir. Ancak, kişiler yararına delil olma niteliği bulunmaktadır. Bu nedenle, çekişmeli yerin, yukarıda belirtildiği üzere tapulama dışı bırakılma nedeni anlaşılamadığından öncesinin orman olup olmadığı, orman ise orman tahdidinin ve arazi kadastrosunun kesinleşmesinden sonra kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği başlayacağından araştırmanın bu yönde yapılması gerekmektedir.
3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar- ihya olarak kabul edilemez) ve imar- ihyanın
tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar – ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile Teknik bilirkişiler … … ve … tarafından tanzim olunan 22.03.2011 tarihli krokili raporda (A) harfi ile gösterilen; … ili, Hasanbeyli ilçesi, Hasanbeyli köyü, Kocamazı mevkiinde kain olup, Doğusu:430 nolu parsel, Batısı: orman, Kuzeyi: sabuncu deresi, Güneyi: çernez deresi ile çevrili olan ve 59968.23 m2 miktarındaki taşınmazın,1/6’sının davacı …’nun miras bırakanı olan … ve Hüsne’den olma 1320 D.lu, … mirasçıları olan …, … … (Avşar), …, …, … … (Keskin) adına veraset ilamındaki hisseleri oranında, 1/6’sının … ve Hüsne’den olma 1314 D.lu, … mirasçıları olan … , … (…), …, … …, … (…) adına veraset ilamındaki hisseleri oranında, 1/6’sının … ve …’den olma 1322 D.lu, … … mirasçıları olan … (…), … (…), …, … …, … … …, … …, … (…), … …, … … (…), …, … … ve … … adına veraset ilamındaki hisseleri oranında, 3/6’sının ise davacı … adına tarla vasfı ile tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Yasasının 713. maddesi uyarınca açılmış tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastrosu 1978 yılında yapılarak 19.12.1978 tarihinde kesinleşmiştir. Orman kadastrosu ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 2.madde uygulaması 1974 yılında yapılarak 15.11.1974 – 15.11.1975 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 20/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.