Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/14953 E. 2011/13636 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14953
KARAR NO : 2011/13636
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … mahallesi 2822 ada 18 parsel sayılı, 5000,75 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk kez orman kadastrosu 1965 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. 1976 yılında yılında aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 2.madde uygulaması yapılmış, 1985 yılında daha önce orman sınırlandırması yapılmış olup da herhangi bir nedenle sınırlandırma dışı kalmış ormanların kadastrosu ve aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapılmıştır. 1971 yılında genel arazi kadastrosu yapılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tamamının tahdit içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmaz tahdit haritası üzerinde elle işaretlenerek tamamının tahdit içinde kaldığı açıklanmakla birlikte, Dairemizin geri çevrime kararı üzerine aynı orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ekindeki aplikeli tahdit haritasında davalı taşınmazın, (A) işaretli bölümünün tahdit dışında kaldığı belirtilmiştir. Bu durumda, hükme esas alınan orman bilirkişi raporu yetersiz ise de, geri çevirme kararı üzerine alınan ve kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri bilgisayar ortamında çakıştırılarak alınan ek raporda taşınmazın (A) kısmının tahdit dışında kaldığı, ek raporun orman kadastrosu çalışma tutanaklarında yapılan tarifler ile tahdit haritasına uygun olduğu görüldüğünden, mahkemece (A) kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 29/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.