YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15597
KARAR NO : 2011/15585
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Buzlupınar köyü 102 ada 1 parsel sayılı 1083 hektar 3979,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … 02.12.2009 tarihli dilekçesiyle, tapunun Ağustos 1980 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki 23022 m2 yüzölçümündeki taşınmazın mahkeme hükmü ile oluştuğu ve taşınmaz orman ile ilgisi olmadığı halde, 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4/3 maddesi gereğince orman olarak sınırlandırıldığı, orman kadastro tespitinin iptali ve taşınmazın adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli Buzlupınar köyü 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4/3 maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli parselin bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin sözü edilen harita ve fotoğraflarda orman olarak nitelendirildiği, % 45-50 eğimli 0.3 – 0.4 kapalılıkta …, gürgen kayın gürgen, kestane ve ıhlamur ağaçları ile kaplı olduğu, dayanılan tapu kaydının sınırlarında okunan isimler tutmaktaysa da yönleri itibariyle çekişmeli parsele uymadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; mahkemece dayanılan çalılık nitelikli tapu kaydı ilk tesisinden itibaren, cins ve miktar değişikliklerini evrak müsbitesi ile birlikte içeren tüm tedavülleri getirtilmemiş, tapu kayıtlarının oluşumu ya da miktar artırılmasına davalı yönetimlerin katılımı bulunup bulunmadığı, ya da tapu kayıtlarının yönetimleri bağlayıp bağlamadığı, bir kesin hükmün mahsulü olup olmadığı araştırılmamış, kayıt yöntemince uygulanmamış, dayanılan tapu kaydındaki sınırların yanlış yönlendirilebileceği gözetilerek bunun nedenleri üzerinde durulması gerekirken sınırların yanlış yönlendirilmesi nedeniyle çekişmeli taşınmazı kapsamadığı kabul edilmiştir. Eksik incelemeye ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulamaz.
Orman kadastrosu yapılmayan veya ilk olarak yapılan yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658 ve 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa sadece hangi taşınmazların Devlet Ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılacağını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme gerek olmaksızın devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları bu yasada gösterilmiştir.
O halde, davacı tarafın tutunduğu Ağustos 1980 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren cins ve miktar değişikliklerini evrakı müsbitesi ile birlikte gösteren tüm tedavülleri getirtilmeli, bir harita mühendisi ve bir … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte dayanılan tapu kaydı yeterince yaşlı yerel bilirkişiler vasıtasıyla uygulanarak, yanlış yönlendirilen sınırlar var ise bunun nedenleri üzerinde de durularak, sınırlar zeminde işaret ettirilmeli, uygulamada bilinmeyen sınırlar konusunda tarafların göstereceği tanıkların ifadelerinden yararlanılmalı, dayanılan tapu kaydın kapsamı 3402 sayılı Yasanın 20 ve 21. maddesi hükümlerine göre saptanmalı, bu kaydın çekişmeli parseli kapsayıp kapsamadığı, tapu kaydının tesis ve tedavüllerinde davalı yönetimlerin katılımı bulunup bulunmadığı, kayıtların yönetimleri bağlayıp bağlamayacağı, davalı yönetimler aleyhine bir kesin hükmün mahsulü olup olmadığı hususları irdelenerek, tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı ve bu kaydın davalı yönetimleri bağladığı belirlenecek olursa davanın kabulüne, tapu kaydını çekişmeli taşınmazı kapsamadığı ya da kapsasa bile tapu kaydını davalı yönetimleri bağlamayacağı belirlendiği taktirde, çekişmeli parselin öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlenip, bu tür yerlere ait tapu kayıtlarının 4785 sayılı Yasa hükümlerine göre hukuki değerini yitireceğinden bu nedenle davanın reddine karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22.12.2011 günü oybirliği ile karar verildi.