YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16367
KARAR NO : 2012/12631
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi ile katılan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, . Mevkii, 231 ada 38 parsel sayılı 1037,56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı 36, 37 ve 39 sayılı parseller ile bir bütün halinde atalarından intikal ile .’ın zilyetliğindeyken, ifrazen 1997 yılında .’e, onun da aynı yıl.e sattığı, daha sonra … tarafından .’e vekâleten …’e satıldığı, onun da 2002 yılında …’e sattığı halen onun zilyetliğinde olduğu ancak, parsel 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/126 esasında dava konusu edildiği gibi, aynı yere ilişkin farklı satış senetleri ibraz edildiği için malikinin kadastro komisyonunca belirleneceğinden sözedilerek malik hanesi açık tesbit edilmiştir. . Mevkii, 245 ada 5 parsel sayılı 1486,31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, tarla niteliğiyle öncesinde dava dışı 245 ada 1 ilâ 13 sayılı parsellerin bir bütün olarak atalarından intikalen … oğlu .’in zilyetliğindeyken, bu yeri ifrazen 1990 yılında …’e onun da 2005 yılında …’a sattığı ve halen onun zilyetliğinde olduğu, üzerindeki evin kaçak bina listesinde bulunduğundan sözedilerek … adına tesbit edilmiş; tutanak aslı, parselin … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/126 esasına kayıtlı dosyada davalı olduğu tutanağın üzerine yazılarak kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 2008/126 esasına kayıtlı dava dosyasında, davacı … tarafından davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine, … Köyünde bulunan sınırlarını bildirdiği 900 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, Medenî Yasanın 713. maddesi (Mülga Medenî Yasanın 639 maddesi) gereğince adına tescili için açtığı davaya, … çekişmeli taşınmazın kendisi tarafından hiçbir şekilde …’e satılmadığı, halen kendisi tarafından zilyet edildiği ve adına tescili iddiasıyla katılmış, çekişmeli yer için 231 ada 38 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiği gerekçesiyle, 3. Asliye Hukuk Mahkemesice verilen görevsizlik kararıyla, dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmıştır. …, 21.10.2010 tarihli dilekçe ile 231 ada 38 sayılı parseli 2002 yılında satın aldığı iddiasıyla adına tescili; … ise, 245 ada 5 parselin adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, katılan …’ın davasının KABULÜNE, diğer davaların reddine; çekişmeli 245 ada 5 sayılı parselin … adına tapuya tesciline, aynı köy 231 ada 38 sayılı parselin ham toprak niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan …, davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ilâ 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilân edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu, 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.1) Kural olarak; orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş orman kadastrosu, harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenir, Bilirkişi raporları ile çekişmeli … Köyü, 245 ada 5 ve 231 ada 38 sayılı parsellerin, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman olarak nitelendirilmediği, eylemli orman bulgusu olmadığı, 231 ada 38 sayılı parselin düz yapıda boş arazi, 245 ada 5 sayılı parselin de üzerinde ev ve müştemilatı olan düz arazi olduğu belirlenmiştir. Kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakılan parsellerin eylemli durumları ve eski tarihli haritalardaki nitelendirmeleri gözetildiğinde orman sayılan yerlerden olduğu söylenemez. 6831 sayılı Yasanın 4999 ve 6292 sayılı yasalar ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7 ilâ 11. maddeleri gereğince orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış ormanların sınırlandırılmasına, bir başka deyişle, devlet ormanı olduğu halde, hata sonucu orman tahdidi dışında bırakılmış ormanların sınırlandırılmasına imkan verilmişşe de, çekişmeli parsellerin 1959 yılı memleket haritasında açık alan olarak nitelendirildiği, 1967 yılı orman kadastrosu sırasında orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşıldığından, 6831 sayılı Yasanın 6292 sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince yeniden orman olarak sınırlandırılmasına yasal imkan yoktur. Bu nedenlerle, Orman Yönetiminin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.2) Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarıyla çekişmeli … Köyü 245 ada 5 sayılı orman sayılmayan yerlerden olduğu önceden çevresindeki taşınmazlarla birlikte.’na aitken damadı .’e bağışladığı, onun da bu yerleri parçalara ayırıp çekişmeli yeri …’e sattığı, …’in ise 2005 yılında bu yeri …’a sattığı, halen … zilyetliğinde olduğu, her ne kadar bu yer … tarafından mükerrer olarak .e satıldığı, onun tarafından da …’e satılmışsa da, bu kişilerin taşınmazda hiç zilyet olmadıkları, çekişmeli 245 ada sayılı parseli iyi niyetle edinip malik sıfatıyla zilyet edilen … yararına zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek çekişmeli 245 ada 5 sayılı parselin … adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı … ile davalı …’nin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, çekişmeli 245 ada 5 sayılı parsele ilişkin hükmün onanması gerekmiştir 3) Her ne kadar mahkemece davacı …’in tutunduğu satış senedinin çekişmeli 231 ada 38 sayılı parseli kapsadığı, ancak bu kişinin bu yeri .’den satın aldığı, yabancı uyruklu kişilerin 2644 sayılı Yasanın 5444 sayılı Yasa ile değişik 35/1 maddesi gereğince köy yerleşkesi içinde arâzi edinemeyecekleri, bu nedenle … açısından zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, hem davacı … hem de katılan …’in davalarının reddine karar verilmişse de, çekişmeli … Köyü, 231 ada 38 sayılı parselin çevresindeki dava dışı taşınmazlarla birlikte … İnan’a aitken ölümüyle mirasçısı .’a kaldığı, onun tarafından 10.11.1997 tarihli köy senedi ile Ümit Aydemir’e satıldığı, onun tarafından 01.12.1997 tarihli satış senedi ile .’e satıldığı, ancak .in zilyetliği hiç devralmadığı, taşınmaz . tarafından zilyet edilirken, .’in bu yeri 08.05.2002 tarihinde …’e sattığı, aynı yeri köy senedi ile sattığı halde zilyet eden Ümit Aydemir’in bu yeri bu kez 03.06.2002 tarihinde de mükerrer olarak …’e sattığı, o tarihten sonra … tarafından sahiplenildiği ve zilyet edildiği, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların menkul hükümlerine tabî olaraksatılabileceği, satışla birlikte taşınmazın zilyetliğinin de devrinin gerektiği, oysa . ve ondan satın alan …’in taşınmaza hiç zilyet etmedikleri belirlenerek,.’in davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. 4) Katılan …’in temyiz itirazlarına gelince; keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar, çekişmeli parselin zilyet olan Ümit Aydemir tarafından katlan …’e satıldığını ve halen onun tarafından zilyet edildiğini, taşınmazın bulunduğu yerde oturmadığından son yıllarda boş bırakıldığını ifade ettiklerini, jeolog ve … uzmanı bilirkişi de parselin en az 30-35 yıl önce imar ve ihya edildiğini ve kadim tarım alanı olduğunu bildirdiklerine göre, çekişmeli 231 ada 38 sayılı parselin zilyetlikle edinilemeyecek yerlerden olduğu söylenemez. Ancak parselin ne kadar süreyle ne şekilde kimin tarafından zilyet edildiği, zilyetliğe kadar süreyle ara verildiği, bunun zilyetliği terk sayılıp sayılmadığı yöntemince araştırılmamıştır.O halde, mahkemece; en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tesbit tutanaklarının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler … fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir orman mühendisi, üç … mühendisi, üç jeolog bilirkişi ile harita ve kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu 231 ada 38 sayılı parsel ile çevresine uygulanıp, bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, parselin niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar,ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli parselin konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir, çekişmeli parselin, öncesinin ne olduğu, öncesi ve güncel durumu itibariyle imar ve ihya görüp görmediği, gördü ise tarihi, ne şekilde ne kadar süre ile zilyet edildiği, zilyetliğin terk edilip edilmediği ya da ara verilip verilmediği, verildi ise tarihi konusunda, bilimsel verileri içeren müşterek imzalı rapor alınmalı, parselin kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, zilyetliğin terk edilip edilmediği ya da zilyetliğe ara verilip verilmediği, verildi ise süresi konusunda, yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarının somut olaylara dayalı bilgilerine başvurulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen eski tarihli harita ve hava fotoğrafları ve uydu fotoğraflarının uygulanmasına dayanan bilirkişi raporuyla denetlenmeli, keşif sırasında parselin çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, 3402 sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının davacı ve bayiileri olan gerçek kişiler ile ortak murisler yönünden araştırılmalı, aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak, gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu parselin sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda … mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin dosya kapsamı ile bağdaşmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle davacı … ile davalı Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, çekişmeli … Köyü 245 ada 5 sayılı parsele ilişkin usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı …’e yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 3) Üçüncü bentde açıklanan nedenlerle davacı …’in çekişmeli … Köyü, 231 ada 38 sayılı parsele ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 4) Dördüncü bentde açıklanan nedenlerle …’in temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli … Köyü, 231 ada 38 sayılı parsele ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran …’e iadesine 13.11.2012 günü oy birliği ile karar verildi.