YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1694
KARAR NO : 2011/5429
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … kasabasındaki tapusu bulunmayan,doğusu … …, batısı …, Güneyi … …,kuzeyi … ile çevrili yaklaşık 3000m2lik taşınmazın dedesi … … babası … … ve ondanda kendisine kaldığını,zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz kazanma koşullarının yararına gerçekleştiğini ileri sürerek Asliye Hukuk mahkemesinde dava açmıştır. Orman Yönetimi çekişmeli taşınmazın 1972 yılında yapılan arazi kadastrosunda meşe ormanı olduğundan tespit dışı bırakıldığını ileri sürerek davaya katılmıştır
Mahkemece 03/10/2000 gün ve 1995/745-801 sayılı karar ile dava kabul edilmiş, kararın davalı hazine ve orman yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26/02/2001 gün ve 2001/838-1675 sayılı karar ile araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı nedeniyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak 16/12/2004 gün ve 2001/329-2004/985 sayılı karar ile davanın kabulüne teknik bilirkişinin 4/7/2004 tarihli krokide sarı renkle gösterilen 3907,73m2 taşırmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13/5/2005 gün ve 2005/1822-6241 sayılı bozma kararı ile (yörede orman kadastrosu yapıldığına göre tescil istemine ilişkin dava elde tutulup, orman kadastrosuna itiraza dönüşen dava yönünden görevsizlik kararı verilmesi )gereğine değinilmiştir
Mahkemece bozmaya uyularak, 29/11/2005 gün 2005/513 esas sayılı müteferrik karar ile orman kadastrosuna itiraza dönüşen dava yönünden görevsizlik kararı verilerek, orman kadastrosuna itiraza ilişkin dava Kadastro mahkemesine aktarılmış, elde tutulan 2005/513 esas sayılı dosyada tescil istemine ilişkin davada ise kadastro mahkemesine aktarılan dava dosyasının sonuçlanması beklenerek yargılamaya devam olunmuştur.
Kadastro Mahkemesinin, 10.12.2009 tarih 2007/22 -2009/151 sayılı karar ile, dava konusu olan taşınmazın hakkında gerek arazi kadastrosunda gerekse orman kadastrosunda herhangi bir tespit tutanağı düzenlenmediğinden davaya bakmakta genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmesi üzerine,mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlığın giderilmesi istenilmekle, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.05.2010 tarih 2010/1911-4612 sayılı kararı ile” Daha önce Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13/5/2005 gün ve 2005/1822-6241 sayılı bozma kararı ile orman kadastrosuna itiraza dönüşen dava yönünden görevli mahkemenin Kadastro mahkemesinin görevli olduğu belirtildiğinden HUMY 25/3 bendi gereğince Uyuşmazlığın Kadastro mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, dava konusu olan taşınmazın hakkında gerek arazi kadastrosunda gerekse orman kadastrosunda herhangi bir tespit tutanağı düzenlenmediğinden davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde davanın devamı sırasında 2001 yılında yapılıp 9/10/2002 ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Her ne kadar bilirkişi raporlarinda çekişmeli taşınmazın davanın devamı sırasında 2001 yılında yapılıp 9/10/2002 ilan edilen orman kadastrosu orman kadastrosunda orman alanı dışında bırakıldigi belirtimis ise , de Orman yönetimi çekişmeli taşınmazın 1972 yılında yapılan arazi kadastrosunda meşe ormanı olduğundan tespit dışı bırakıldığını ileri sürerek davaya katıldigi nedeniyle Orman yönetiminin orman kadastrosuna itiraza dönüşen davasi yönünden taşınmazın fiilen ve öncesinin niteliği ile hukuki durumunun duraksamaya yer vermeyecek bicimde saptanmasi gerekmektedir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli;keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklandığı üzere, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 03/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.