YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2005
KARAR NO : 2011/5168
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü 505 parsel sayılı 4000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda davalı hazine adına kayıtlı olduğunu, yörede 64 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 2007 yılında 6831 sayılı Yasa gereği Orman Kadastrosu ve 2/B uygulama çalışması yapıldığını, çekişmeli taşınmazın 2007 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini ve el atmanın önlenmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve… merkez… mevkiki mevkii Cilt: 6 Sayfa: 505 Cinsi: Tarla olan 4000,00 m² yüzölçümündeki davalı Hazine adına kayıtlı 505 parsel sayılı taşınmazın Fen Bilirkişisi Kemal Memiş’in 13/08/2010 havale tarihli bilirkişi raporunda (A1) ile gösterilen 1414,87 m2 kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline ve karar kesinleşinceye kadar davalının dava konusu taşınmaza vaki el atmanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescili ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 15/02/2007 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın krokide (A1) ile gösterilen bölümü kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hükümden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet
ücretine hükmedilmeyeceğinden ve bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3. ve 4. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.