YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2168
KARAR NO : 2011/5274
KARAR TARİHİ : 02.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… … Mahallesi 3823 parsel sayılı 15176 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile, 3 parsel sayılı 18100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz su membası olan tarla niteliğiyle, 13 parsel sayılı 44500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ve 18 parsel sayılı 31400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği İstanbul belediyesi adına tapuda kayıtlı olup, 3823 parsel üzerinde İstanbul belediyesi lehine, 13 ve 18 parseller üzerinde … belediyesi lehine 775 sayılı Yasa gereğince verilen bu yerler kanun dışı amaçla kullanıldığında Hazineye intikal edeceği şerh verilmiştir. Davacı … Yönetimi çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüyle 3-12-18 ve 3823 parsel sayılı taşınmazların İstanbul Belediyesi adına olan tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 13 ve 18 parseller üzerinde … Belediyesi lehine, 3823 parsel üzerinde … Büyük Şehir Belediyesi lehine konulan şerhlerin kaldırılmasına karar verilmiş; hükmün davacı … Yönetimi tarafından hüküm fıkrasında yazılı 12 parselin 13 parsel olarak değiştirilerek düzeltilerek onanması istenmiş, davalılar tarafında da temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1981 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile 21.11.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile her nasılsa dışarıda kalan ormanların orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ve 07.03.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporunda taşınmazlar kısmen orman tahdit sınırları içinde ormanlık alanlardan olduğuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kısa kararda çekişmeli 13 parselin orman vasfı ile hazine adına tesciline karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında 12 parsel yazıldığı anlaşılmış olup bunun daktilo hatasından kaynaklandığı anlaşıldığından ayrıca 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan
davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. fıkrasının 2. bendinde yazılı “12” cümlesinin kaldırılarak bunun yerine “13” cümlesinin yazılması ve 2., 3. ve 4. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 02/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.