Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2271 E. 2011/2336 K. 08.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2271
KARAR NO : 2011/2336
KARAR TARİHİ : 08.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 109 ada 15 ve 26 parsel sayılı sırasıyla 16049,49 m² ve 27374,37 m² yüzölçümündeki taşınmazlar yönünden, Asliye Hukuk Mahkemesinde orman tahdidine itiraz ve tescil davası açılmış, orman tahdidine itiraza ilişkin davada, davanın reddi kararı, tescile ilişkin davada ise, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 16/08/2004 tarihinde kadastro çalışmalarının başlaması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dava kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece, çekişmeli 109 ada 15 parselin davacı … adına tapuya tesciline, 109 ada 26 parsel yönünden ise Asliye Hukuk Mahkemesince verilen red kararının kesinleşmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılardan Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 16.09.1996 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 109 ada 15 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen gerçek kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Osmaneli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davasının Yargıtay 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucu 05.07.2007 gün 2007/7995-9622 sayılı kararı ile taşınmazın niteliğinin orman olarak belirlendiği, tescil talebi yönünden görevsizlik kararı verilmesi için bozulduğu halde, çekişmeli 109 ada 26 parsel sayılı taşınmaz hakkında bu husus gözönüne alınmadan hüküm fıkrasında “109 ada 26 parsel yönünden ise Asliye Hukuk Mahkemesince verilen red kararının kesinleşmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple; hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “2-Osmaneli İlçesi … Köyü … mevkii 109 ada 26 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine dair Osmaneli Asliye hukuk mahkemesinin 16/11/2005 tarih 2004/175 esas ve 2005/125 karar sayılı kararının Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05/07/2007 tarih 2007/7995 Esas ve 2007/9622 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, anılan taşınmaz yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, ” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “2-Bilecik İli Osmaneli İlçesi … Köyü … mevki 109 ada 26 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tapu siciline tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 08/03/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.