Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/234 E. 2011/1602 K. 23.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/234
KARAR NO : 2011/1602
KARAR TARİHİ : 23.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04/10/2007 gün ve 12912-11830 sayılı bozma kararında özetle; “… Köyünde davacı adına tesbit ve tescil edilen 105 ada 13 sayılı parselin bitişiğindeki yerin orman sınırı içine alındığı, ancak … 1964 tarih 10 nolu 18380 m2 yüzölçümlü tapuda kayıtlı olduğu iddiasıyla açılan orman kadastrosuna itiraz davasında A (10521 m2) ile işaretli taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de, bu yerin 101 ada 9 sayılı parsel olarak orman niteliğiyle tutanak düzenlenen taşınmaz içinde kaldığı, Hazinenin davaya dahil edilmediği, tutanak aslının getirtilmediği, başka dosyada davalı ise eldeki ile birleştirilmesi gerektiğinin düşünülmediği, dayanılan tapunun revizyonu olup olmadığının araştırılmadığı ve memleket haritası, orman kadastrosu haritası ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek uygulama yapılmadığı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, 101 ada 9 sayılı parselin krokide (B) ile işaretli 5121.86 m2 bölümünün tespitinin iptali ile davacıya ait 105 ada 13 sayılı parsele eklenerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 08/08/2002 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır. Arazi kadastrosu 26/01/2005 ile 27/01/2005 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 1943 tarihli … fotoğrafında çalılık niteliğinde olduğu, üzerinde 25 yaşa kadar olan çam ve meşe ağaçları bulunduğu, ancak davacının tutunduğu … 1964 tarih 10 numaralı tapu kaydının taşınmaza uyduğu, bu nedenle 6831 sayılı yasanın 1/F maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmışsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; öncelikle çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu 101 ada 9 parsel 73526 m2 yüzölçümünde orman niteliğiyle hazine adına tespit edildikten sonra tutanağı kesinleştirilmiş ise de arazi kadastrosu askı ilan süresi içinde temyize konu davanın açılmış olması nedeniyle tespitinin kesinleştiğinden sözedilemez. Davacının tutunduğu tapu kaydı, Haziran 1326 tarih 5 numaralı sicilden gelen 18380 m2 yüzölçümlü, sınırları …, …, … …, … okumakta olup kadastro sırasında herhangi bir taşınmaza revizyon görmemiştir. Mahkemece tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu kabul edilmişse de, keşif sırasında bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar fiilen doğuda … sınırının
bulunduğunu bildirmişler, bunun hangi parsel olduğunu göstermemişler, diğer tüm sınırların ise ormanda kaldığını açıklamışlardır. Bu durumda; tapu kaydının taşınmaza uyduğundan sözedilemez. Eylemli olarak taşınmaz üç yönden 101 ada 9 parsel numaralı kesinleşmiş orman alanı ile çevrili olup taşınmaz üzerinde çam ve meşe ağaçları bulunmaktadır. Ormancılık bilimine göre meşe ağacı tohumlarının, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer alması ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün olamayacağına göre , sözü edilen ağaçların sınırdaki devlet ormanından tohumlanma yolu ile geldiği düşünülemez. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu, dayanılan tapu kaydının da taşınmaza uymadığı gözönünde bulundurularak davanın reddine, 101 ada 9 sayılı parselin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davacı adına tespit edilen ve dava konusu olmadığı halde tutanağı davalı olarak gönderilen 105 ada 13 sayılı parselle ilgili kadastro işlemlerinin olağan usule göre tamamlanması için tutanak aslı ve eklerinin kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken … şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 23.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.