YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2379
KARAR NO : 2011/5817
KARAR TARİHİ : 09.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, … Köyü 293 ada 4 ve 294 ada 5 parsel sayılı sırasıyla 764,39 m² ve 4238,65 m² yüzölçümündeki taşınmazların kısmen 1992 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, 2007 yılında 4999 sayılı Yasaya göre yapılan çalışmalarda orman sınırlarına uyulmadığını ve 30.04.2007 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosunda da orman sınırları daraltılacak şekilde gerçek kişiler adına tapu kaydı oluştuğunu bildirerek, davalı adına kayıtlı tapunun iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın (B) işaretli 398,82 m² yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından orman sınırı dışında bırakılan 365,27 m²’lik bölüme yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 6831 sayılı Yasaya göre yapılıp 21.05.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Daha sonra 18.01.2007 tarihinde ilan edilip kesinleşen 4999 sayılı Yasanın 9. maddesi gereğince yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışması bulunmaktadır.
Mahkemece çekişmeli 293 ada 4 parsel sayılı taşınmazın (B) bölümünün 1992 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, daha sonra 2007 yılında 4999 sayılı yasaya göre yapılan çalışmada bu sınırlar orman aleyhine daraltılmışsa da bu çalışmaya değer verilemeyeceği gerekçesiyle karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda, 1992 yılına ait orman kadastro haritasında gösterilen 498 numaralı orman sınır noktasının farklı yerde olduğu belirtilerek, asıl olması gereken yerin mavi renkle işaretlendiği açıklanmıştır.
Orman kadastro tutanağının 61. Sayfasında 498 numaralı orman sınır noktasının yeri ” 497 numaralı noktadan kuzeydoğu yönde düz hatla derecik kenarında” şeklinde tarif edilmiştir. Uzman bilirkişi raporunda memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı bir uygulama yapılmadığından, orman kadastro tutanağındaki tarif ve bilirkişi raporlarının doğruluğu denetlenememektedir.
Mahkemece, öncelikle 1980’li yıllara ait memleket haritası getirilerek; önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak 4 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler”
başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastro haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, orman kadastro tutanağında yazılı sabit noktalar memleket haritası üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli,bundan sonra elde edilecek delillerin tümü bir arada değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Ayrıca 294 ada 5 sayılı parsel de dava konusu olduğu halde, bu parsel hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 09/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.