Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2525 E. 2011/5573 K. 04.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2525
KARAR NO : 2011/5573
KARAR TARİHİ : 04.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve dahili davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30/01/2003 gün ve 2002/8932 – 2003/256 sayılı bozma kararında özetle: “Memleket haritası, … fotoğrafı, amenajman planı orman kadastro haritaların uygulamasına dayalı araştırma inceleme ve 14.06.2002 tarihli keşif sonucu, orman yüksek mühendisi bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle karar verilmiştir. Ne var ki; hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi krokisindeki 7, 8 ve 9 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattı ile dosyada bir örneği bulunan orijinal orman kadastro haritasındaki aynı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattı ile açı ve mesafe olarak çeliştiği halde, mahkemece bu çelişki üzerinde durulmamıştır. Orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği, orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir. O halde; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, tutanaklarda bahsi geçen sabit mevki ve yer adları konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanılarak, orman kadastro tutanakları ve haritalar ile arazi kadastro paftası, 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve aynı Yasanın 2/B madde Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahnamede tarif edilen yöntemle, çekişmeli taşınmaza geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanmalı, zeminde bulunamayan orman sınır noktaları, bulunan diğer orman sınır noktalarından hareketle, tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup, zeminde işaretlenmeli, uygulamada haritaların yapımında kullanılan … fotoğraflarından yararlanılmalı, çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına göre konumu duraksamaya meydan vermeyecek biçimde saptanmalı; çelişki halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve genel arazi kadastro paftasında işaretlenen yerlerine itibar edilemeyeceği, orman kadastro haritasının uygulanma olanağı var ise, bu haritadaki yerlerine, orman kadastro haritasının teknik olarak uygulanma olanağı yok ise, orman
kadastrosuna ilişkin tutanaklarda yön ve mesafe olarak tarif edilen ve haritaların yapımında kullanılan … fotoğraflarıyla desteklenen yerlerine itibar edilmesi gerektiği bilinmeli; bilirkişilere; çekişmeli taşınmazı geniş çevresiyle birlikte, bir birini takip eden en az beş adet orman sınır noktasından oluşan orman sınır hattına göre konumunu gösteren, orman sınır hattına irtibatlı ayrı renk ve kalemlerle işaretli müşterek imzalı kroki düzenlettirilmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve İnegöl İlçesi, Hilmiye köyü 119 ada 192 parselin yapılan tespitinin iptali ile … bilirkişisinin 24.03.2010 tarihli rapor ve krokisinde (A+B+C) harfi ile göstermiş olduğu, 2280 m2’lik kısmın aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; aynı krokide (D) harfi ile gösterilen 7240,37 m2’lik bölümün tespit gibi murisin payı 20 hisse kabul edilerek, 5 hissesinin …, 3 hissesinin …, 3 hissesinin … …’a 3 hissenin …, 3 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin … ve 1 hissesinin … adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve dahili davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1979 yılında yapılıp 25.05.1980 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1989 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de, bozma kararı doğrultusunda işlem ve uygulama yapılmadığı gibi orman ve … bilirkişilerinin raporları arasında açık şekilde çelişki olduğu halde çelişki giderilmeden ve seçilen bilirkişilerin teknik imkânları yeterince kullanmaması nedeniyle bozma ilamında ayrıntılı olarak belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapmadan verdikleri ve birbiri ile çelişki arz eden raporlara dayanarak hüküm kurulması doğru değildir.
O halde; mahkemece, öncelikle 1979 yılında yapılıp 1980 yılında kesinleşen orman kadastrosunda uygulanan eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarının tarihleri tespit edilip, belirlenen bu eski tarihli memleket haritası, … fotoğraflarının ve orman kadastro haritasının orijinal renkli örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek ehil üç uzman orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve teknik imkanların kullanılacağı keşifte 30/01/2003 gün ve 2002/8932-2003/256 sayılı bozma ilamında belirtildiği gibi tutanaklarda bahsi geçen sabit mevki ve yer adları konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanılarak, orman kadastro tutanakları ve haritalar ile arazi kadastro paftası, 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve aynı Yasanın 2/B madde Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahnamede tarif edilen yöntemle, çekişmeli taşınmaza geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanmalı, zeminde bulunamayan orman sınır noktaları, bulunan diğer orman sınır noktalarından hareketle, tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup, zeminde işaretlenmeli, uygulamada haritaların yapımında kullanılan … fotoğraflarından yararlanılmalı, çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına göre konumu duraksamaya meydan vermeyecek biçimde saptanmalı; çelişki halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve genel arazi kadastro paftasında işaretlenen yerlerine itibar edilemeyeceği, orman kadastro haritasının
uygulanma olanağı var ise, bu haritadaki yerlerine, orman kadastro haritasının teknik olarak uygulanma olanağı yok ise, orman kadastrosuna ilişkin tutanaklarda yön ve mesafe olarak tarif edilen ve haritaların yapımında kullanılan … fotoğraflarıyla desteklenen yerlerine itibar edilmesi gerektiği bilinmeli; bilirkişilere; çekişmeli taşınmazı geniş çevresiyle birlikte, bir birini takip eden en az beş adet orman sınır noktasından oluşan orman sınır hattına göre konumunu gösteren, orman sınır hattına irtibatlı ayrı renk ve kalemlerle işaretli müşterek imzalı kroki düzenlettirilmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yetersiz inceleme ve birbiri ile çelişkili raporlara dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve dahili davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıralarna iadesine 04/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.