Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/259 E. 2011/8287 K. 29.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/259
KARAR NO : 2011/8287
KARAR TARİHİ : 29.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 129 ada 9 parsel sayılı 1133,28 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla niteliğiyle davalıların murisi adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu … ili, … ilçesi … köyü, … mevkii, 129 Ada 9 numaralı parselin kadastro tespit tutanağının (kadastro tespitinin) iptali ile parselin krokide (B) harfi gösterilen 592,01 m²’lik bölümünün aynı ada ve parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına, krokide (A) harfi ile gösterilen 541,27 m²’lik bölümünün aynı adanın son parsel numarasından sonra gelen parsel numarası verilmek suretiyle aynı vasıflarla verasetin intikali hükümlerine göre davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 19.11.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 129 ada 9 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile gösterilen bölümü orman sayılan, krokide (A) ile gösterilen bölümü orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, davacı … Yönetiminin taşınmazın (A) bölümünün orman sayılan, davalı gerçek kişinin taşınmazın (B) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğuna dair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, kadastro hakimi doğru, gerçeğe uygun, infaz sırasında tereddüt uyandırmayacak şekilde sicil oluşturmakla yükümlüdür. Sicil oluşturulurken taşınmazın kim veya kimler adına, hangi hisseler oranında tescil edileceğinin kararın hüküm fıkrasında açıkça belirtilmesi gerekir. Çekişmeli 129 ada 9 parsel ölü olduğu belirtilerek davalıların murisi olan … adına tesbit edilmiştir. Mahkemece ölü …’nın mirasçıları tesbit edilip gerekirse 3402 sayılı kadastro Kanunu’nun 25/1. maddesi nazara alınarak veraset ilamı düzenleyip buna göre tescil kararı verilmesi gerekirken, taşınmazın krokide (A) ile gösterilen bölümü yönünden verasetin intikali hükümlerine göre davalılar adına tescile karar verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de, tespitin iptali yerine, “tutanağın iptali” ifadesinin kullanılması, kısa kararda sicil oluşturulmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; tarafların (A) ve (B) bölümlere ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Sicil oluşturulmasına yönelik temyiz itirazların kabulü ile hükmün bu yönden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 29/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.