Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3063 E. 2011/3850 K. 05.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3063
KARAR NO : 2011/3850
KARAR TARİHİ : 05.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 157 ada 229 parsel sayılı 68977.21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, taşlık, çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kendisine ait tarım alanı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 59404.60 m2’sinin tespitinin iptali ile davacı gerçek kişi, (B) harfi ile gösterilen 9572.61 m2’sinin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1966 yılında seri bazda orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiştir.
Hazinenin temyizi taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümüne yöneliktir.
Mahkemece çekişmeli taşınmaz bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve davacı yararına zilyetlik yoluyla toprak edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Dosya arasında bulunan tarım bilirkişi …tarafından düzenlenen raporda; “Çekişmeli yerin toprağının yüzeysel yapıda olduğu, üzerinde el aletleriyle de olsa toprak işlemesinin yapılmadığı, makineli tarıma da elverişli olmadığı, keşif tarihi itibarıyla üzerinde 144 adet aşılama yoluyla elde edilmiş zeytin ağacı ile muhtelif yaş ve büyüklüklerde fıstık çamı ve kızılçam ağaçlarının bulunduğu, ağaçların kayalık bölümlerde çoğaldığı, kuzeyde daha da yoğunlaşan makilerin yer aldığı, kuzey bölümde yeni temizlik yapıldığının yanık izlerinden anlaşıldığı, parselin ekonomik gelir getiren bölümlerinin temizlendiği ve halen de temizlenmeye devam edildiği, aksi takdirde parselin maki ile kaplanacağının anlaşıldığı” belirtilmektedir. Açıklanan bu olgular karsında taşınmazın imar- ihyasının söz konusu olmadığı, ekonomik amacına uygun bir zilyetlikten söz edilemeyeceği gibi halen ekonomik olarak kullanılan yerin dahi öncesi itibarıyla yabani zeytinlik olduğu anlaşılmaktadır.
Çam, ladin, gürgen, meşe, kayın gibi ağaçlar asıl orman ağacı olmakla birlikte, meyveli-meyvesiz fıstık çamı, palamut meşesi, aşısız kestane, kavak, söğüt, kızılağaç, akasya, okalüptüs ağaçları, aşılı ve aşısız zeytinliklerle, yabani veya aşılanmış fıstık, sakız ve sakız nevileri olan menengiç, buttun, yabani sakız, (mezdeki sakız) adi sakız, filistin sakızı ve harnup ağaçları da orman örtüsüdür. Bu gibi yerler 6831 sayılı Yasanın 1/I maddesi gereğince
toprağıyla birlikte orman sayılır. 09.07.1956 gün ve 6777 Sayılı Yasada sayılan yabani veya aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar 6831 Sayılı Yasanın 1/I madde kapsamı dışındaysa da, bu ayrıcalığın ana koşulu (sahipli arazi) kavramı olup, bu da cinsi yasada yazılı ağaç nitelikli tapuda kayıtlı taşınmazı ifade eder. 6777 Sayılı Yasayla Antep fıstığı ve harnupluk tesisi için sakız ve nevileri olan menengiç, buttun, yabani sakız, adi sakız, filistin sakızı ağaçlarını aşılamak suretiyle istifade etmek isteyenler hakkında, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılmasına dair 26.01.1939 gün, 3573 Sayılı Yasa ve yönetmeliklerin aynen uygulanacağı kabul edilmişse de çekişmeli taşınmaz yönünden bu koşulların oluşmadığı da anlaşılmaktadır.
Kaldı ki; dosya arasında bulunan orman kadastro tutanak ve haritalarının incelenmesinden yörede ilk orman kadastrosunun 1966 yılında seri usulle ve yöreye ait hava fotoğraflarından yararlanılmak suretiyle yapıldığı, herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan sadece Çomakdağ serisi ormanlarının çalışma konusu edildiği ve köyün tamamını kapsamadığı anlaşılmaktadır. 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler” başlıklı 128. maddesinin (b) fıkrasında “sınırlaması yapılan devlet ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından ıttıla hasıl oldukta hemen orman kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır. Bu gibi ormanlarda orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda; yörede seri usulde yapılan orman kadastrosunda, Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dışında kalan taşınmazların orman kadastro komisyonlarınca incelemesi yapılamadığı ve niteliği belirlenmediğinden o yerde orman kadastrosunun yapılmış sayılmayacağı, bir başka anlatımla, o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi ve çevresinin de incelenmesi sonucu belirlenmesi gereklidir. Taşınmazın yöreye ait 1959 basım tarihli memleket haritasında dahi yeşil renkli orman alanında kaldığı belirlenmiştir. Bu nedenle, davanın reddi gerekirken kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 05/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.
.