YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3233
KARAR NO : 2011/6870
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, tapu kaydına dayanarak yörede ilk kez yapılan ve 31.05.2007 – 31.11.2007 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında Belediye adına tapuda kayıtlı … Mahallesi 262 ada 1, 2, 3, 4, 21 nolu parseller ile park sahası olan 27 sayılı parselin orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve 262 ada 2 parselin bilirkişi krokisinde (A) işaretli 699.77 m2 bölümünün tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına (B) ile gösterdiği 3679.23 m2 bölümünün tespitinin iptali ile … adına, 262 ada 3 parselin (A) ile gösterdiği 6879.25 m2 bölümünün tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına (B) ile gösterdiği 292,75 m2 bölümünün tespitinin iptali ile … adına, 262 ada 27 parselin (A) ile gösterdiği 1103.85 m2 bölümünün tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına, (B1+B2) ile gösterdiği 441.20 m2 bölümünün tespitinin iptali ile … adına, 262 ada 1, 4 ve 21 parsellerin iptali ile … adına tapuya kayıt ve tesciline, 262 ada 29 parsele yönelik davadan feragat edildiğinden bu parsel yönünden davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline dair verilen karar davacı …, davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz istemi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27/05/2010 gün 2010/4255-7228 sayılı kararı ile “Davacı Belediyenin davası, 262 ada 1, 2, 3, 4, 21 ve 27 sayılı parsellerin orman sınırları içerisinde kalan bölümlerine yönelik açılmıştır. Çekişmeli taşınmazlar 1974 yılında yapılan arazi kadastrosunda davacı … adına tescil edilmiştir. Uzman Orman bilirkişisi raporuna göre 262 ada 2, 3 ve 27 sayılı parsellerin (A) ile gösterilen kısımları kadastro tespitinden önce ve halen eylemli orman niteliğindedir. 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesindeki “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların bu kavram içine önceki yıllarda genel arazi kadastrosu yapılan ve yapılmayan tüm araziler girmektedir. Ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılan orman kadastrosu ile dava konusu 262 ada 2, 3 ve 27 sayılı parsellerin (A) ile gösterilen kısımları orman sınırları içine alındığının anlaşılmasına ve 262 ada 1 ve 4 sayılı parsellerinde orman sınırları dışında kaldığı belirlendiğine göre hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca, orman kadastrosuna itiraz davasına bakmakla görevli kadastro mahkemesinin görevi sadece dava konusu taşınmazın orman olup olmadığını belirlemek, tapunun iptali konusunda istek varsa iptal davasına bakma görevinin genel mahkemeye ait olması nedeniyle görevsizliğe karar vermesi gerekirken, istek dahi olmadan tapu kaydının iptal edilmesi ve orman sınırları dışında kalan bölümlerin ise davalı adına mükerrer kayıt oluşacak şekilde tesciline karar verilmesi uygun görülmemiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş: orman kadastro sınırı içine alınan bölümlerin öncesi ve halen eylemli durumu orman olduğundan davacı belediyenin davasının reddine karar vermekten ibarettir” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, 262 ada 2, 3 ve 27 sayılı parsellerin (A) işaretli bölüme yönelik davanın çekişmeli bölümün orman olduğunun anlaşılması nedeniyle REDDİNE ve orman sınırının tespit gibi tesciline, bu bölüme ilişkin tapu kayıtlarının iptali hususunda mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE ve orman idaresinin hukuk mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetine, 262 ada 2, 3 ve 27 sayılı parsellerin (B) işaretli bölümleri ile 262 ada 1, 4 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın ise davacı … adına tapuda kayıtlı olduklarından hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, 262 ada 29 parsel sayılı taşınmazla ilgili açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE ve tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Yörede arazi kadastrosu 1974 yılında yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 262 ada 2, 3 ve 27 parsellerin (A) işaretli bölümleri yönünden açılan davanın reddi ile yetinilmesi gerekirken, orman yönetiminin usule uygun bir katılımı veya davası bulunmadığı halde bu bölümlerin tapusunun iptali hususunda mahkemenin görevsizliğine ve orman idaresinin hukuk mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmesi, yine 262 ada 29 parsel yönünden 04.01.2009 gün 2007/89-287 sayı ile verilen kararın kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerekirken mükerrer karar oluşturacak şekilde hüküm kısmında davanın reddine karar verilmesi, yine 29 sayılı parselin tapuya kayıtlı olduğu göz önüne alınmadan mükerrer sicil oluşturacak şekilde tescile karar verilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1. bendinin 3. satırında “davanın Reddine” cümlesinden sonra gelen “bu kısımlara yönelik orman sınırının TESPİT GİBİ TESCİLİNE, ancak söz konusu yerlere ilişkin olarak tapularının bulunduğu gözetilerek tapularının iptali hususunda mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu konuda orman idaresinin hukuk mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetine,” cümlesinin tamamen kaldırılmasına, yine hüküm fıkrasının 3. bendinin tamamen kaldırılarak bunun yerine üçüncü bend olarak “3-Dava konusu 262 ada 29 sayılı parsel yönünden 04.01.2009 gün 2007/89-287 sayı ile verilen kararın kesinleşmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 06/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.