Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3346 E. 2011/6666 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3346
KARAR NO : 2011/6666
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2006/4874-2007/4417 sayılı 12.07.2007 günlü bozma kararında özetle: “Dava konusu taşınmazların 3. derece arkeolojik ve yine 1.derece doğal sit alanı içinde kaldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Mahkemece dava konusu taşınmazların 1. derece doğal ve 3.derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığından bahisle 2863 sayılı Kanunun 5226 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesine göre, sit alanlarının zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği görüşünden hareketle davayı reddetmesi dava tarihindeki kanuni düzenlemelere uygun düşmektedir. Ancak, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kamu düzeniyle ilgilidir. Henüz kesinleşmemiş derdest davalarda kamu düzeniyle ilgili olarak kanunda yapılan değişiklikler dikkate alınmalıdır. Bu nedenle 2863 sayılı Kanunun 11. maddesinde 5663 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle sadece birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarının zilyetlikle kazanılamayacağı hükmü getirildiğine göre, doğal sit alanları ve 3. derece arkeolojik sit alanlarında bulunan taşınmazlar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve TMK.nun 713. maddesinin aradığı şartlar oluştuğu taktirde zilyetlikle kazanılabilirler. Ancak, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 11. maddesinin 5663 sayılı Kanunla Değişik şekline göre taşınmazlar üzerinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının da bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğine işaret edilmiştir. Dosyada bu konuda idareden alınmış bir yazı bulunmamaktadır. Bu durumda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna yazılacak müzekkere ile dava konusu taşınmazlar üzerinde birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlığı bulunup bulunmadığının sorulması gerekmektedir.
Bundan ayrı Dairemizin 17.2.2005 tarih, 2005/87 esas, 2005/1090 karar sayılı bozma ilamında; teknik bilirkişilerin krokili raporlarına atıf yapılarak 107 ada 17 parselin dört tarafının Devlet ormanıyla çevrili bulunduğu, orman içi açıklık alan olduğu açıklanmış, ayrıca … Müze Müdürlüğünün gönderdiği fotoğraflara göre dava konusu taşınmazın orman örtüsüyle kaplı bulunduğuna işaret edilmiştir. Orman mühendisi bilirkişinin hazırladığı 4.6.2001 günlü raporda dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olmadığı yönündeki raporu karşısında yeniden keşif yapılarak yeniden seçilecek orman mühendisi bilirkişi marifetiyle taşınmazın orman içi açıklık alan içinde kalıp kalmadığı üzerinde durulması gerekir. Ayrıca nitelik olarak 3402 ….k 17. md. göre ekonomik amaca uygun bir biçimde imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı üzerinde durulması bu konuda ziraat mühendisi bilirkişiden rapor alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından esasa yönelik olarak, davalı … tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 02.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.