Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3352 E. 2011/7933 K. 23.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3352
KARAR NO : 2011/7933
KARAR TARİHİ : 23.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

1998 yılında yapılan kullanım kadastro sırasında, … köyü 1016 parsel sayılı 6.022 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
Hazine, 1016 parselin öncesinin orman olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı, Hazine adına tescili istemiyle dava açmış, … ise, 1016 parseli kadastro tesbitinden sonra …’dan satın aldığı iddiasıyla davaya katılmıştır. … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Kadastro Mahkemesi sıfatıyla) 28.04.2005 gün 2003/703-2005/248 sayılı ilam ile çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, …’un zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle Hazinenin davasının kabulüne, 1016 parselin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, temyiz ve karar düzeltme istemleri reddedilerek 31.06.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı …, 1016 sayılı taşınmazda zilyet olduğunun tesbitine ve tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. … vekili, müvekkilinin taşınmazı satış vaadi sözleşmesi ile …’dan satın aldığı iddiasıyla son oturuma katılmıştır. Mahkemece …’in davaya harçlı katılımının bulunmadığı, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Kadastro Mahkemesi sıfatıyla) 28.04.2005 gün 2003/703-2005/248 sayılı kararının kesin hüküm niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1939 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 26.06.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılıp 15.06.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye …’un taraf olduğu … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Kadastro Mahkemesi sıfatıyla) 28.04.2005 gün 2003/703-2005/248 sayılı kararının H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm niteliğinde bulunduğu, kesin hükmün davanın taraflarını, akdi ve ırsi ardıllarını bağlayacağı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece davacının davası reddedildiği halde davacı vekili yararına 1.000.- TL. vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmadığı gibi Hazine hükmü vekalet ücreti yönünden temyiz ettiği halde mahkemece hükmün vekalet ücretine yönelik bölümünün tavzih yoluyla düzeltilmesi doğru değil ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 09.06.2010 tarihli tavzih kararı kaldırılarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple; hükmün 3. bendinin tamamen hükümden çıkarılarak bunun yerine “Davalı Hazine kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.000.- TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 23/06/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.