YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3404
KARAR NO : 2011/6792
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve katılan davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.6.2009 tarih 2009/ 6245- 10996 sayılı kararında; “Davacı Orman Yönetimi, … köyü’nde 3402 sayılı Yasa ile değişik 5304 sayılı Yasa gereği yapılan orman kadastro çalışmasında, davaya konu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman sınırları dışında bırakılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Kadastro tutanağında zilyedi belirlenmeyen taşınmaz yönünden Hazine ve Köy Tüzelkişiliği davaya dahil edilmiştir.
Hazine, yargılama sırasında 27.06.2007 tarihli dilekçe ile davaya konu 111 ada 6 parsel sayılı taşınmazın devletin hükmü ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.
Mahkemece davacı Orman Yönetiminin davasının REDDİNE, katılan Hazinenin davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, davaya konu 111 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğinde davalı … adına tesciline, 111 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ham toprak niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ORMAN YÖNETİMİ ile katılan davacı HAZİNE tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı yYasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Yapılan incelemede davaya konu parsellerin orman parselleri dışındaki parsellerle birlikte ilan edilip edilmediği ya da mahkemesince ilanlarının yaptırılıp yaptırılmadığı hususu, dosyada ilan edildiklerine ilişkin tutanak ve belge bulunmadığı için anlaşılamamıştır. Oysa, davaya konu parsellerin tespit tutanakları 3402 sayılı Yasanın 5. maddesine göre mahkemeye gönderildiği için, 3402 sayılı Yasanın 27/3. Maddesi uyarınca ilanlarının yaptırılması zorunludur.Bu nedenle; mahkemece öncelikle, bu husus araştırılarak ilanlar yapılmış ise tutanakları getirtilerek dosyaya eklenmeli, yapılmamış ise ilanları yaptırılarak, ilan süresi içinde çekişmeli parseller hakkında başka itiraz olduğu takdirde bu dava ile birlikte görülmelidir.
2) Her ne kadar mahkemece Orman Yönetiminin davaya konu 111 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davası reddedilmiş ise de, delilerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; orman bilirkişi raporuna eklenen 1963 tarihli memleket haritası örneğinde 8 parsel sayılı taşınmazın kısmen yeşil renkli orman alanında göründüğü, hiç tarım yapılmadığı, halen orman alanına bitişik, orman bütünlüğünde ve ormanın devamı niteliğinde olduğu anlaşıldığından orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir.
3) Davacı Orman Yönetiminin ve katılan Hazinenin 111 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince: Orman bilirkişi raporuna eklenen 1963 tarihli memleket haritası örneğinde çekişmeli 111 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kısmen yeşil renkli orman alanında işaretlendiği anlaşılmış olup, mahkemece öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu gözetilmeksizin tamamının davalı gerçek kişi adına tescil edilmesi doğru değildir.
Bu nedenle; dava dosyasının, hükme esas alınan raporu düzenleyen fen ve orman bilirkişilerine verilerek; keşif sırasında uygulandığı bildirilen orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasında 111 ada 6 parsel sayılı taşınmazın yeşil renkli orman alanında görünen bölümü hesaplattırılarak kendilerinden müşterek imzalı krokili rapor alınıp, bu bölümün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, geri kalan bölüm hakkındaki tüm deliller değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine” değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüyle 111 ada 6 parselin (A) ile gösterilen 1717,71 m2’lik kısmının ve 111 ada 8 parselin orman vasfı ile Hazine adına, 111 ada 6 parselin (B) ile gösterilen 1600,22 m2’lik kısmının tarla vasfı ile davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş ; hüküm davacı Orman Yönetimi ile davalı – müdahil davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itirazdır..
İncelenen dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 111 ada 8 parselin tamamı ile 111 ada 6 parselin (A) kısmının orman sayılan 111 ada 6 parselin (B) kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve (B) kısmının adına tesciline kararı verilen … yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 06/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.