YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3417
KARAR NO : 2011/6828
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Asliye hukuk mahkemesine verdiği, 05.04.2006 tarihli dava dilekçesi ile dilekçesinde sınırlarını bildirdiği kadıoğlu köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni yasının 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında yörede genel arazi kadastrosu yapılmış ve çekişmeli taşınmaz 127 ada 48 parsel numarası alarak 9507,22 m2 yüzölçümü asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olduğundan malik hanesi açık bırakılmak suretiyle sınırlandırılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası çekişmeli taşınmaz için tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlikle Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve Kadastro Mahkemesince davacının davanın kabulüne, dahili davalıların talebinin reddine 127 ada 48 parselin kadastro tespitinin iptali ile müstakilen davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş¸ hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava Kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek mahkemece davacı …’nun davasının kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli 127 ada 48 parsele ait kadastro tespit tutanağı asliye hukuk mahkemesinde davalı olduğu bildirilerek 3402 sayılı Yasanın 30. maddesi gereğince malik hanesi boş bırakılarak kadastro mahkemesine gönderilmiş olduğundan mahkemece kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve niteliği ile davacı … adına tesciline karar verilmesi gerekirken kadastro tespitinin iptali ile mustakilen … adına tesciline karar verilmiş olması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 1. fıkrasın da yazılı “127 ada 48 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müştakilen … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin kaldırılarak bunun yerine “127 ada 48 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağında yazılı vasıf ve yüzölçümü ile davacı … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 06/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.