YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3637
KARAR NO : 2011/3253
KARAR TARİHİ : 24.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … köy tüzelkişilikleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Köyü Tüzelkişiliği, davalılar … ve … köyü tüzelkişiliği ile Orman Yönetimi aleyhine açtığı davada “köyün doğu ve kuzey tarafındaki kadimden beri yararlandıkları ormanlık alanın kendi köy sınırları içinde bulunmasına rağmen davalı köylerin kadastro çalışmasında kendi kadastro sınırları içerisine alındığından bahisle yararlanmaya engel oldukları, Orman Yönetiminin de idari sınırları dikkate alarak kendi köylerini yararlandırmadığı” iddiası ile davalıların yarattığı çekişmenin ve elatmanın önlenmesini istemiştir. Mahkemece, 18/09/2008 tarihli kararla davanın orman ürünlerinden yararlanma hakkına izin verilmemesinden kaynaklanan idari işlemin iptali olduğu ve uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizliğe, dosyanın Yozgat İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hükmün davacı … tüzelkişiliği tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/7666-9468 sayılı 08.06.2009 günlü kararıyla “3402 sayılı Yasanın 4/4. maddesine göre çalışma alanı sınırı aynı zamanda köylerin idari sınırları değildir. Dosyada bulunan 21.06.2007 tarihli Orman İşletme Müdürlüğü yazı cevabından, …, … ve … Köylerine orman ürünlerinden yararlanma konusunda herhangi bir tahsis yapılmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
6831 sayılı Yasanın 26. ila 40. maddelerinde orman ürünlerinden yararlanma ve üretim hakları düzenlenmiş, bu hükümlerin uygulanması ile ilgili esas ve usullerin Orman Genel Müdürlüğünce belirleneceği açıklanmıştır.
Somut olayda; uyuşmazlık, ormandan yararlanma hakkının engellenmesi nedeniyle yaratılan muarazanın önlenmesi istemine ilişkin olup, idarenin işleminin iptaline yönelik olmadığı, davacı köyün temyiz dilekçesinde de taleplerinin idari işlemin iptaline ilişkin olmayıp, elatmanın önlenmesine ilişkin olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, adli yargı görevi kapsamında bulunan davada işin esası hakkında karar verilmesi gereğine değinilerek” hüküm bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan davanın kabulü ile … bilirkişinin 28.09.2007 günlü raporunda pembe renkle gösterilen ve sınırları sırasıyla 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 ile işaretli kısım dahilinde kalan yerlerde davalıların ormandan yararlanma konusundaki el atmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … köy tüzelkişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ormandan yararlanma haklarının engellenmesi nedeniyle yaratılan muarazanın ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
… ve … köylerinde 1993 yılında 3402 sayılı Yasaya esas olmak üzere 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları yapılmıştır.
Keşifte dinlenen uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda, dava konusu taşınmazın … köyünün batısında … tepe mevkiinden başlayarak doğu istikamette … – kavurma mevkiinden güney istikamette ve … … …- …- … – … dağı yolu mevkiilerini birleştiren sınırlar içerisinde kaldığını ve bu ormanlık alanın orman kadastrosuna göre … köyüne ait … Devlet Ormanı bitişiğinde bulunan … köyü sınırlarındaki … Devlet Ormanı ile … köyü sınırlarındaki Keltepe Devlet Ormanının bir kısmını ihtiva ettiğini, taşınmazın 3402 sayılı Yasaya göre yapılan kadastro çalışmalarına esas olmak üzere 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde, eylemli meşe baltalık ormanı niteliğinde, % 20 – 60 eğimli, toprağının orman toprağı niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğunu, ormandan zati ihtiyaç ve üretim işlerinden yararlanmada, mülki hudutlara bakılmaksızın ormana yakınlığın dikkate alınması gerektiğini bildirmiştir.
… bilirkişiler ise düzenledikleri raporda, davacı … köyü tarafından dava konusu edilen ve kadastro sınırı olarak değişmesi gereken yerin zeminde mahalli bilirkişilerin göstermelerine göre haritada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralar arasındaki yer olduğunu, “Haritada … köyünün kadastro sınırının mavi renk ile gösterildiğini, 1/2 – 2, 2/2 numaraya kadar pembe ve … renkle gösterilen alanların davacı … köyü ile … (…) köyleri arasındaki, 2/2 -3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaraları ile gösterilen pembe ve yeşil renkler arasındaki yerin … köyü ile davalı … köyleri arasındaki davalı alanı gösterdiğini açıklamışlardır. Temyize konu davadan önce davacı … tüzelkişiliği tarafından davalılar … ve … köy tüzelkişilikleri ile Orman Yönetimi ve kadastro müdürlüğü aleyhine mahkemenin 2002/4 sayılı dosyasında, kadastro çalışma alanı sınırının köy mülki hudutlarına aykırı şekilde geçirildiği iddiasıyla açtığı dava sonunda mahkemece 03/05/2005 gün ve 2005/75 sayılı kararla davanın idari bir işleme karşı açıldığı ve mahkemenin görevli olmayıp idare mahkemesinin görev ve yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Kırıkkale İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, davacı … tüzelkişiliğinin temyizi üzerine hüküm Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01/03/2006 gün ve 2006/1358- 2043 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Dosya içerisindeki Orman İşletme Şefi tarafından yazılan 21/06/2007 tarihli yazıda, …, …, … köylerine orman ürünleri kullanımı hususunda tahsis yapılmadığı, belirtilen üç köy 6831 sayılı Orman Yasasının 32. madde kapsamında kaldığından Orman Yasasının 40. maddesi uyarınca kendi mülki sınırları içerisinde yapılacak işlerle ilgili köye yasa gereği öncelik tanındığı, 6831 sayılı Orman Yasasının 40. maddesi gereği bu köylerde gerekli ilanların yapıldığı,
Aynı işletme şefi tarafından yazılan 01/06/2008 tarihli yazıda ise, …, … ve … (…) köylerinin mülki sınırları içerisindeki ormanların karakterinin bozuk meşe baltalığı olduğu, bozuk meşe baltalık ormanlarının verimli hale getirilmesi için çalışmalar yapıldığı ve 1998 yılından beri her köy mülki sınırları içerisinde olmak üzere köy tüzelkişiliğinin talebi halinde “Enerji Ormanı Projesi” düzenlendiği, buradan çıkan orman emvali ise Orman Yasasının 34. maddesi uyarınca (K.P.S.) Köylü Pazar Satışı olarak kendilerine satıldığı, bu kapsamda …, … ve … köylerine “Enerji Ormanı Projesi” yapıldığı, işlerin yapılması yine proje sahasındaki köyler ve onların istekli olmamaları halinde civar köylere duyurularak işin yapılmasının sağlandığı, çıkacak yakacak orman emvali köylü pazar satışı olarak kendilerine satıldığı, Enerji Orman Projesinde … köyüne 119 nolu bölmede, … köyüne 83 ve 91 nolu bölmelerde … verildiği bildirilmiştir.
Köy sınırlarının nasıl belirleneceği 442 sayılı Köy Yasasının 3 ve devamı maddelerinde, orman kadastro çalışma alanının sınırlarının nasıl belirleneceği ise 15/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliği 45. maddesinde (önceki 1986 tarihli Yönetmeliğin 42. maddesi) gösterilmiştir. Sözü edilen maddeler uyarınca belirlenen sınır sadece, orman kadastrosu ile ilgili çalışmalara esas olup, mülki sınırların düzeltilmesini veya değiştirilmesini gerektirmez. Yine, 3402 sayılı Yasanın 4/4. maddesinde “kadastro ekibi, kadastro çalışma alanı sınırlarının tesbitinde il ve ilçelerin belediye sınırları ile köy sınırlarını dikkate alır, bu sınırlar mahalle belediye, köy idari sınırları sayılmaz” denilmektedir. Orman kadastro komisyonu tarafından 3402 sayılı Yasaya göre yapılan kadastro çalışmalarına esas olmak üzere orman kadastrosu yapıldığında, ilgili orman kadastro komisyonunca mülki sınır belirlemesi yapılmadan kadastro müdürlüğünce tesbit edilen çalışma alanı sınırı esas alınarak çalışma yapılır (3402 sayılı Yasanın 4 ve Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 45. maddesi). Somut olayda da, orman kadastro komisyonu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre çalışma yaptığından, mülki sınırı belirlemeyip, kadastro müdürlüğünce tesbit edilen çalışma alanı sınırını esas almıştır. 3402 sayılı Yasanın 4/4. maddesine uyulmadan yapılan tesbitlerin ilçe ve birlik sınırı esas alınarak düzeltilmesi idari bir işlem olması nedeniyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne aittir.
Ormanlar kamu malı olup kullanımları, korunmaları ve gözetimleri Orman Yönetimine bırakılmıştır. 6831 sayılı Orman Yasasının 6/1. maddesi devlet ormanlarına ait her çeşit işlerin Orman Genel Müdürlüğünce yapılacağını öngörmüş, 26. maddesinde orman insan ilişkilerinin, ormanların korunması ve ormanlardan yararlanmayı düzenleme yetkisinin devlete ait bulunduğu belirlendikten sonra 26 ila 410. maddelerinde yararlanma biçimi ve buna uyulmaması durumunda uygulanacak yaptırımlar belirtilmiştir.
6831 sayılı Yasanın 32. maddesinde “mülki hudutları içinde verimsiz devlet ormanı bulunan köylerde, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde devamlı oturan hane reisleri ile hudutları içinde devlet ormanı bulunan ve nüfusu 2500’den … olan kasabaların muhtaç halkına kendi ihtiyaçlarına sarfetmeleri şartıyla yapacakları ev, ahır, samanlık, ambar ve kümes ihtiyaçları için bir defaya mahsus, okul, cami, köy yolu köprüsü ve köy konağı gibi köy müşterek ihtiyaçları için de ihtiyaç hallerinde olmak üzere, en yakın satış istif yerlerinden maliyet bedelinin üçte biri karşılığı yapacak emval verilir.”
Aynı yasanın 40. maddesinde “Devlet ormanlarında ağaçlama, bakım, imar, yol yapımı, kesme, toplama, taşıma, imal gibi orman işleri, işyerinin ve işyerinde çalışacakların hangi mülki hudut ve orman teşkilatı hudutları içerisinde kaldığına bakılmaksızın, öncelikle işyerinde veya civarındaki orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine ve işyerindeki köylülere veya işyeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere, işyerine olan mesafeleri ile iş güçleri dikkate alınarak gördürülür.
Yapılacak işe yukarıda belirtilen kooperatiflerin ve köylülerin iş güçlerinin yeterli bulunmaması veya işe ehil olmamaları veya aşırı fiyat istemeleri veya işin dağıtımı veya yapılması ile ilgili konularda çözülmesi mümkün olmayan ihtilaflar çıkarmaları gibi hallerde, bu işler; işyerine civar olmayan orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine veya köylülere yaptırılabileceği gibi taahhüt yolu ile de yaptırılabilir.” denilmektedir.
Yine aynı Yasanın 30 Mayıs 2000 tarih ve 26064 sayılı Resmi Gazetede ilan edilerek yürürlüğe giren 4570 sayılı Yasa ile değişik 34. maddesi “Üretimin orman idaresi tarafından yapılması halinde, sınırları içinde Devlet Ormanı bulunan köy ve kasabalarda o yer nüfusuna kayıtlı olarak ikamet eden gerçek kişilerin veya sınırları içinde Devlet Ormanı bulunan köy ve kasabaların her birinde hane adedinin çoğunluğu tarafından kurulan orman köylerini kalkındırma kooperatiflerinin baltalık ormanlarından birim fiyatı (vahidi fiyat) usulü ile kesip, satış istif yerlerine taşıdıkları yakacak odunların yüzde yüzüne kadarı idarece tayin edilecek süre içinde, istedikleri takdirde kendilerine maliyet bedeli üzerinden verilir.”
34. maddenin uygulanmasına ait 290 sayılı tebliğin (25/10/1988 tarihli 282 sayılı tebliğ ve ekleri yürürlükten kaldırılmış ve 290 sayılı tebliğ yürürlüğe konmuştur.) köylü pazar satışı yakacak odun hakkının verilmesini düzenleyen 2.1.1- maddesinin işin tevziinde dikkat edilecek hususlar bölümü “üretim yapılacak Devlet Ormanı hangi köy ve kasaba mülki hudutlarında kalıyor ise o köylülere veya kasabalılara ya da kooperatiflerine üretim işi verilecektir. Bu köylüler ve kasabalılar veya bu köy ve kasabaya ait kooperatifler üretim işini yapmıyor veya yapamıyorlarsa durum tebligat ve tutanakla tesbit edildikten sonra civar köylüler veya civar köylerdeki kooperatifler için üretim işi ilan edilecektir. Civar köylerden de üretim işine talip çıkmaz ise durum yine tutanakla tesbit edilecek, daha sonra diğer yerlerden gelen ve üretim işine talip olan gerçek kişilere veya kooperatiflere üretim işi yaptırılacaktır.” şeklindedir.
Bu hükümlere göre ormandan yararlanma Orman Yönetiminin iznine ve belli kurallara bağlanmıştır. 34. madde kapsamında köylü pazar satışını (K.P.S.) gerektirecek bir hak kullanımı söz konusu ise, üretim yapılacak Devlet Ormanı hangi köy veya kasaba mülki hudutlarında kalıyorsa o köy ve kasaba halkına ya da o köy ve kasaba kooperatiflerine üretim işinin verileceği, 34. madde kapsamı dışında (yani hak kullanımından kaynaklanmayıp) 40. maddede sözü edilen genel anlamda üretim işi verildiği takdirde mülki hudutların önem taşımadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Mahkemece, davacı ve davalı köylerin ortak sınırı yöntemince belirlenmediği gibi davalı köylerin ormandan yararlanma konusundaki elatmalarını önlenmesine karar verilen ve … bilirkişiler krokisinde 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralar ile çevrili Devlet Ormanında Orman Yönetimi tarafından davalı köylere üretim işi verilip verilmediği saptanmamış, 01/06/2008 tarihli yazıda sözü edilen kesimlerin yapıldığı bölümler haritalar üzerinde gösterilip dava konusu edilen yerle irtibatı sağlanmamış, dava konusu yerle ilgili çekişme ve müdahale olup olmadığı tam olarak belirlenmemiştir.
Bu nedenlerle, davacı ve davalı köylere ait hudutnameler ile ekli krokileri tapu sicil ve özel idare müdürlüklerinden istenmeli, tarafların tutunduğu karar, belge ve krokiler dahi kendilerinden istenmeli, dava tarihi olan 12/07/2006 tarihinden önce davacı ve davalı köylere verilen üretim işlerine ilişkin tüm dosya, yazı, belge, haritalar ve tebliğatlar orman işletme şefliğinden istenmeli, bundan sonra davacı ve davalı köyler ile yarar ilişkisi olmayan … köylerden seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi, bir orman mühendisi, bir … elemanı bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, tarafların tutunduğu mahkeme kararları ve hudutnameler, harita ve belgeler uygulanarak, davacı ve davalı köyler arasındaki ortak sınır belirlenmeli, … belirkişiler krokisinde 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaraları ile çevrili Devlet Ormanının hangi köy sınırları içinde olduğu kesin olarak saptanmalı, tarafların tanıkları var ise dinlenmeli, yapılan uygulama bölgeye ait 1/5000 ölçekli kadastro paftası ve 1/25000 ölçekli amenajman planı ile aynı ölçekli memleket haritasına yansıtılarak bilirkişilerden haritalı rapor alınmalı, hudutnamelerde … mevkii ve yer isimlerinin tesbitinde memleket haritasından da faydalanılmalı, davacı ve davalı köylere verilen üretim işlerine ait dosya ve haritalar uygulanıp yerleri belirlenmeli ve bilirkişiler tarafından bu yerlerin dava konusu 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralar ile çevrili yerle irtibatları sağlanmalı, memleket haritası, amenajman planları ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek, köy mülki sınırları, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numara ile çevrili yer ve üretim işi verilen yerler hep birlikte haritalar üzerinde gösterilmeli, Devlet Ormanlarının korunması ve işletilmesi görevinin Orman Yönetimine ait olduğu, ormanlar üzerinde başkaca kişi ve kurumların tasarruf yetkisinin bulunmadığı gözetilmeli, dava konusu edilen alanla ilgili davacı ve davalı köylere üretim işi verilip verilmediği belirlenmeli, 6831 sayılı Yasanın 34. maddesi uyarınca köylü pazar satışını gerektirecek üretim işlerinde mülki sınırlara değer verileceği, 40. maddeden kaynaklanan genel anlamdaki üretim işlerinde mülki sınırlara değer verilemeyeceği ve 32. maddede mülki sınırları içerisindeki yeterli ve verimli ormanı bulunmayan köylerin durumlarının da gözetildiği düşünülmeli, 01/06/2008 tarihli Orman Yönetiminin yazısında sözü edilen ve 34. madde uyarınca köylü pazar satışı olarak … izni verilen yerler dava konusu alan ile davacı … tüzelkişiliğinin mülki sınırları içinde kaldığının anlaşılması halinde çekişmeli yer için davacı veya davalı köye bildirim yapılıp yapılmadığı, bunun üzerine davacı ve davalı köylerin üretim işi yapmak için yönetime başvurup başvurmadıkları, başvurmuşlar ise sonucunun ne olduğu araştırılmalı, bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar … ve … köy tüzelkişiliğinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 24.03.2011 günü oybirliği ile karar verildi.