Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/384 E. 2011/8647 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/384
KARAR NO : 2011/8647
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Bakanlık adına Hazine vekili dava dilekçesinde, dava konusu … köyü 1171 parsel sayılı 47388 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, özel mülke konu olmaması gerekirken yörede 1969 yılında yapılan arazi kadastrosunda çamlık niteliği ile davalı köy tüzelkişiliği adına tesbit edildiğini, taşınmazın 1949 yılında yapılan orman tahdidi dışında kalsa bile eylemli durumda çamlık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu, 1969 yşılında yapılan ancak kadastroda çamlık niteliği ile köy tüzelkişiliği adına yapılan tespitin yanlış olduğunu, plonyeri nedeniyle 2065 ve 2066 parsellere ifraz edildiğini, çamlık niteliğindeki 2065 parselin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdidi dışında olmakla birlikte eylemli orman olduğu belirtilen taşınmazın tapusunun iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasaya göre tesbit tarihinden önce 15/06/1949 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
3234 sayılı Yasaya göre ormanların geliştirilmesi ve korunması işlevi Orman Genel Müdürlüğünce düzenlenmekte olup bir taşınmazın orman olduğu savı ile açılacak davalarda aktif dava ehliyeti Orman Genel Müdürlüğüne verilmiştir.
Ormanların kamu mülkiyeti Hazineye kullanımının hakkı ise Orman Genel müdürlüğüne aittir. Bu nedenle, ormanlara orman savı ile dava açma hakkı mülkiyet sahibi Hazine ile Orman Genel müdürlüğüne aittir. Bunun dışındaki kurum ve kuruluş ile özel ve tüzel kişilerin dava hakları bulunmamaktadır.
Somut olayda, taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında yapılan orman kadastrosu seri bazda yapıldığına göre seri dışında kalan çekişmeli taşınmaz hakkında orman incelemesi yapılmadığından dışarda kalmış bölümler yönünden kesinleşmiş bir orman kadastrosundan söz edilmiyeceğinden bu yerlerin orman olup olmadığının incelenmesi, Hazine ve Orman Yönetiminin orman savı ile açacağı bir davada tartışılabileceği, bu nedenle; Çevre ve Orman Bakanlığının davasının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davasının reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair yönlerin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına 29/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.