YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4178
KARAR NO : 2011/7697
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.01.2007 gün ve 2006/16388 – 2007/163 sayılı bozma kararında özetle; “1- Çekişmeli 376 sayılı parselin uzman orman bilirkişi raporuna göre 0.7 kapalılıkta yapraklı ağaç türlerinden oluşan eylemli biçimde orman olduğu saptandığına göre, 376 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline, tespit dışı bırakılan 375 sayılı parsele ilişkin de, 3402 sayılı Yasanın 25/son ve 26. maddeleri gereğince görevsizliğe karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı …’nun 375 ve 376 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı …’nun 801 parsel sayılı taşınmazların temyiz itirazlarına gelince;
Keşifte dinlenen uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda 801 sayılı parselin resmi belgelerde açık alanda gözüktüğü ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtildiği halde, mahkemece ziraatçi bilirkişinin taşınmazın evveliyatının orman olduğu ve tahminen 70-80 yıl önce açıldığına ilişkin raporunun kabul edildiği, ormancı bilirkişinin raporu orijinal memleket haritası ölçeği ile kadastro paftası ölçeğinin eşitlenerek birbiri üzerine aplike edilmediği için denetlenemediği gibi, ziraatçi bilirkişi raporu da bilimsel verileri içermediği ve soyut nitelikte olduğu için taşınmazın orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici değildir. Yetersiz ve denetlenemeyen raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız Büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, 364 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı ilk oluştuğu sınırlar itibariyle uygulanarak, taşınmazın 364 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olup olmadığı yönü üzerinde durulmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra … tarafından açılan davanın reddine, müdahil Orman Yönetimi tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, … ili, Kdz…. ilçesi, … köyü 375 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda resmi belgelere göre inceleme ve araştırma yapan uzman orman bilirkişi kurulu raporuna göre tescile konu çekişmeli taşınmazın 0.7 kapalılıkta yapraklı ağaçlarla kaplı eylemli orman olduğu belirlendiğine ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı saptanarak gerçek kişinin davasının reddi ve müdahil davacı … Yönetiminin davasının kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davanın aynı nedene dayanılarak reddedildiğine göre A.A.Ü.T.’ nin 3/2. maddesine göre, davada yasal hasım konumunda olan davalılar yararına tek vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının vekalet ücreti takdirine ilişkin 5 numaralı bendinin ikinci-üçüncü-dördüncü satırında … “…bu davalılar lehine ayrı ayrı 1.000.’er TL. ücreti vekalet takdirine, iş bu vekalet ücretinin davacı …’ndan alınarak bu davalılara verilmesine,” sözcükleri kaldırılarak, bunun yerine “…karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T,’nin 3/2. maddesine göre takdir edilen 1.000.- TL. avukatlık ücretinin davacı …’ndan alınarak ½ bölümünün Hazineye, ½ bölümünün de … Belediye Başkanlığına verilmesine,” sözcüklerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 20/06/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.