YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4344
KARAR NO : 2011/4254
KARAR TARİHİ : 12.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, davaya konu … Beldesi 129 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan kullanıcısının … olduğu belirtilerek HAZİNE adına tespit edilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın yol inşaat ve emniyet sahası içerisinde kalması gerekirken Kadastro tespit çalışmaları esnasında yanlışlıkla davalı adına tespit yapıldığını belirterek dava konusu yerin yola terkinine ve yol inşaat ve emniyet sahası olarak tespit edilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın KABULÜNE, … beldesi 129 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı beyanlar hanesindeki “25 yıldır … oğlu … tarafından tarla olaak zirai amaçla kullanıla geldiği ve halen de adı geçenin zilliyetliğinde olduğu” ibaresinin iptali ile dava konusu yerin YOL OLDUĞUNUN TESPİTİNE,karar verilmiş,hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Gerek 766 sayılı Yasa, gerekse 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro tespitine itiraz davalarında husumet, yararına tespit tutanağı düzenlenen kişilere yöneltilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında tespit malikinin HAZİNE, beyanlar hanesinde kullanıcısının … olduğu belirtildiğine göre,davalı sıfatı tespit maliki HAZİNE ile beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilen … ’a aittir.
Mahkemece,kadastro tespit tutanağının ilan süresi içinde … hasım gösterilerek dava açıldığından, tespit maliki hazine davaya dahil edilerek taraf oluşturulup,savunma ve delilleri sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır(HGK 12/2/2010 gün ve 2010/7-70-86 EK)
Ayrıca, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan, dava konusu parselin beyanlar hanesindeki şerhin dava edilmiş olması halinde dahi kadastro parselinin tamamı itirazlı olacağından, taşınmaz hakkında sicil oluşturulmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.