YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4455
KARAR NO : 2011/8504
KARAR TARİHİ : 01.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2000 yılında yapılan yenileme kadastrosu sırasında, 1001 ada 107, 108 ve 109 parsel sayılı sırasıyla 10119,40 m2, 8057,92 m2 ve 19308,27 m2 yüzölçümü ile sınırlandırılmıştır. 1001 ada 107, 108 ve 109 parseller eski 1137, 1138 ve 1139 parseller olarak davalı adına tapuda kayıtlıdır. Bu parseller yörede 1952 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … köyü 218 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşmuş olup 218 parsel 37000 m2 yüzölçümü ile Eylül 926 tarih 100 ve 101 nolu tapu kayıtlarına dayanılarak … … adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüyle 1001 ada 107, 108 ve 109 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve çekişmeli taşınmazların geldisi olan 218 parselin dayanağı olan Eylül 926 tarih 100 ve 101 nolu tapu kayıtlarının dava dışı 221 – 210 – 351 – 224 – 220 ve 219 parsellere de uygulandığı ve tapu kayıt miktarının çok üzerinde yerin gerçek kişiler adına tapuya tescil edildiği anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalılar aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu
husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1 fıkrasının 2., 3. ve 4.; 2 fıkrasının 2., 3. ve 4.; 3. fıkrasının 2., 3. ve 4 bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasanın 36.maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 01/07/2011 günü oybirliği ile karar verildi.