Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/4716 E. 2011/8545 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4716
KARAR NO : 2011/8545
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.03.2010 tarih 2010/ 2560 -2841 sayılı kararında: “Dairenin 12.10.2009 gün 2009/11515-14436 sayılı iade kararı üzerine alınan Kadastro Müdürlüğünün yazısından çekişmeli taşınmazın bulunduğu … ili, Osmangazi ilçesi, … köyünde genel arazi kadastro çalışmasının karar aşamasından sonra 02.12.2009 tarihinde yapıldığı ve dava konusu taşınmaz hakkında … Köyü 103 ada 93 parsel olarak kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği ve … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/31 sayılı dosyasında davalı olduğundan 3402 Sayılı Yasanın 5 inci maddesine göre malik hanesi boş bırakılarak tutanak ve eklerinin … Kadastro Mahkemesine devredildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda eldeki dava kadastro tespitine itiraz davasına dönüşmüştür. 3402 Sayılı Yasanın 26 ve 27. maddelerine göre, “mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar re’sen devrolunur” denilmektedir. Görev konusu, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle; mahkemenin görevsizliğine, dava dosyasının görevli ve yetkili kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın görev yönünden reddine mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli … Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, dahili davacı … Yönetimi tarafından yapılan 40.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak dahili davalıya verilmesine, kendisini vekille temsil ettiren davalı ve dahili davalı yararına 1000.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ve dahili davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın ulunduğu yörede dava tarihinden önce 07.04.1965 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu, 1744 sayılı Yasa gereğince yapılan ve dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 14.03.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/ B madde uygulaması bulunmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte kadastro mahkemelerinin görevi başlamakta; buna karşın genel mahkemelerin görevi sona ermekte ve davaları doğrudan doğruya kadastro mahkemesine aktarma yükümlülüğü doğmaktadır.
Bundan sonra genel mahkemelerin, kadastro tutanağı düzenlenmiş bulunan davalara bakması olanaklı değildir. Genel mahkemeler tarafların isteğine bağlı olmadan, dosyayı bir görevsizlik (devir ve tevdi) kararı ile kadastro mahkemesine aktarır. Hemen belirtilmelidir ki, mahalli mahkemelerce doğrudan doğruya verilen aktarma kararı, teknik anlamda bir görevsizlik kararı değil, sadece bir devir kararıdır. Bu nedenle, bu devir kararı hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 193. maddesi hükmü uygulanmaz ve bundan dolayı davacı yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilemez.
Sonuç olarak; dava açıldığı tarihte görevli bulunan bir mahkemenin, sonradan çıkan bir yasa ile görevsiz hale gelmesi ya da yasada öngörülen koşulların gerçekleşmiş olması nedeniyle görevinin sona ermesi üzerine verilecek görevsizlik (devir ve tevdi) kararında, yanlış mahkemeye dava açmamış olması yüzünden gidere sebebiyet vermiş bulunmayan davacıya gider yükletilmesi olanaklı değildir. (HGK.2006/8-597-623)
Somut olayda; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ididası ile Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü gereğince 19.1.2007 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın yargılaması sırasında, dava konusu taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle mahalli mahkemenin görevi sona ermiş; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27.maddesinin 1.fıkrası uyarınca görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının kadastro mahkemesine resen devrolunmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece davanın görev yönünden reddine , mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli … Kadastro mahkemesine gönderilmesine dair kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; bu karar teknik anlamda bir görevsizlik kararı değil, çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı tutulmuş olması nedeniyle 3402 sayılı Yasanın 26 ve 27. Madde hükümleri gereğince bir devir kararı olduğu devir kararı hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 193. maddesi hükmünün uygulanmayacağı bundan dolayı davacının yargılama giderleri ve vekalet ücretine mahkum edilemeyeceği halde mahkemece belirtilen yasa maddeleri yanlış yorumlanmak suretiyle davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 5 ve 6. bentlerinin tamamen kaldırılarak bunun yerine, “ yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli ve yetkili … Kadastro mahkemesince değerlendirilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04.07.2011 günü oybirliği ile karar verildi.