YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4996
KARAR NO : 2011/6204
KARAR TARİHİ : 23.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar …, …, … ve … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … parsel sayılı taşınmazların davalı gerçek kişiler adına tapuya kayıtlı olduğunu, ancak eylemli orman olduklarından orman sayılan yerlerden oldukları iddiasıyla tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile 144 ada 1 sayılı orman parseli ile birleştirilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılar …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesi gereğince kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak 10 yıl içinde açılan tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 sayılı Yasaya göre 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 sayılı Yasaya göre 1978 yılında yapılıp 22.07.1980 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu 2007 yılında yapılıp 08.06.2007 – 09.07.2007 tarihleri arasında ilan edilerek 10.07.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazların eylemli biçimde orman olduğu saptandığına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı gerçek kişiler aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden
yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28. bentlerinin kaldırılarak, bunların yerine sekizinci bent olarak “8-6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına, davacı Hazine lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına, sonraki bendlerin takip eden numara verilmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 23.05.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.