YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/510
KARAR NO : 2011/4228
KARAR TARİHİ : 12.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 7 ve 27, 104 ada 6 ve 7, 105 ada 3 ve 108 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar, belgesizden tarla ve bahçe niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Dava, Orman Yönetimine ihbar edilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 101 ada 27, 104 ada 6 ve 105 ada 3 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına, 101 ada 7, 104 ada 7 ve 108 ada 1 sayılı parsellerin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
1) Hazine ve Orman Yönetiminin çekişmeli 101 ada 7, 104 ada 7 ve 108 ada 1 sayılı parsellere, davalılar vekilinin 104 ada 6 ve 105 ada 3 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli104 ada 6 ve 105 ada 3 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan, 101 ada 7, 104 ada 7 ve 108 ada 1 sayılı parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA karar verilmiştir.
2) Davalılar vekilinin çekişmeli 101 ada 27 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, bu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle Hazinenin davasının kabulüne karar verilmişse de, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmaz memleket haritasında yeşil renkli alanda kaldığı bildirilmiş ise de, üzerinde ormanı simgeleyen herhangi bir rumuzun bulunmadığı, eylemli meyve bahçesi olup köy yerleşim yeri içinde yer aldığı, taşınmaza komşu olan ve gerek memleket haritasındaki konumları ve gerekse de eylemli nitelikleri aynı olan taşınmazların gerçek kişiler adına tespit edilip kesinleştiği gibi ormanla da herhangi bir sınırı bulunmamaktadır. Bu haliyle rapor yetersiz olup hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu nedenle;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın çevre parsellere göre durumu ve varsa farklılıkları belirlenmeli, özellikle memleket haritasında hangi rumuzlarla gösterildiği saptanmalı, aynı nitelikteki çevre taşınmazların kişiler adına kesinleştiği göz önünde bulundurulmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) 1.bentte açıklanan nedenlerle, Hazine ve Orman Yönetiminin çekişmeli 101 ada 7, 104 ada 7 ve 108 ada 1 sayılı parsellere, davalılar vekilinin 104 ada 6 ve 105 ada 3 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
2) 2.Bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin çekişmeli 101 ada 27 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine 12/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.