Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5241 E. 2011/10041 K. 15.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5241
KARAR NO : 2011/10041
KARAR TARİHİ : 15.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki zilyetlik şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

2010 yılında yapılan 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi uyarınca 2/B madde alanlarında yapılan kadastro sırasında, … köyü 106 ada 2 sayılı 3.985,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığından söz edilerek beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve taşınmazın … kızı …’nün zilyetliğinde olduğu açıklaması yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar … ve arkadaşları; çekişmeli taşınmazın babaları …’den ırsen ve paylaşım yoluyla kendilerine intikal ettiği, taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptal edilerek adlarının yazılması istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, tanıklardan …, … ve …’nın olaylara, yer ve zamana dayalı somut beyanlarıyla çekişmeli taşınmazın …’den ırsen ve paylaşım yoluyla oğlu …’ye intikal ettiği, …’inde ölümüyle paylaşım yoluyla oğlu …’a, …’ında ölümüyle eşi …’ye kaldığı, taşınmazın davalı …’in zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava , beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesi istemine yöneliktir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 17.05.2001 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen kadastro tespit bilirkişileri ile davacı ve davalı tanıkları çekişmeli taşınmazın kim veya kimler tarafından ne zamandan bu yana ne şekilde kullanıldığı yönünde duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık ve net beyanda bulunmamışlardır. Diğer taraftan, davacı ve davalı tanıklarının beyanları birbiri ile çelişkili olduğu halde bu çelişki yöntemince giderilmemiştir. 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesinde “6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları
dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmü yer almaktadır. Mahkemece bu yasal düzenlemeye uygun olarak yöntemince inceleme ve araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu sebeple, taşınmaz başında yerel bilirkişi, kadastro tespit bilirkişileri, davacı ve davalı tanıkları huzuruyla keşif yapılarak 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi hükmü gözetilerek inceleme ve araştırma yapılması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.