Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5406 E. 2011/9862 K. 14.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5406
KARAR NO : 2011/9862
KARAR TARİHİ : 14.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, … köyünde 2009 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında PII nolu taşınmazın 2/B sahasında bırakıldığını, ancak; öncesi itibariyle ve halen orman sayılan yerlerden olduğunu bildirerek, 2/B çalışmasının iptalini ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece 2/B koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık süre içinde açılan orman tahdidine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1981 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 24.02.2009 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu 1982 yılında kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz bu çalışmada orman olarak tapulama harici bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; taşınmazın 2/B sahasında kaldığı ve 2/B madde koşullarının oluştuğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de 01.06.2010 tarihli keşif sırasında taşınmazın halen kısmen meşelik niteliğinde olduğu, eğiminin % 40 civarında bulunduğu belirlenmiştir. Dosyada bulunan fotoğraflar da açıkça bu bulguları desteklemektedir. Ancak, mahkemece bu bulgular üzerinde durulmadığı ve meşelik olan kısmın taşınmazın hangi bölümü olduğu … bilirkişi krokisinde işaretlettirilmediği gibi ziraat uzmanından da rapor alınmamış, taşınmazda kısmen veya tamamen 2/B koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda yeterli inceleme yapılmamıştır. Yöredeki 2/B uygulamasının halen kesinleşmediği düşünülürse bu konuların netliğe kavuşturulması önemlidir.
6831 sayılı Yasanın değişik 2/B maddesinde bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi yasa maddesinde anlatılan bilim ve … bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesi olduğu açıktır. Bu yöntem, toprak erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yokolması sonuçlarını doğurur.
Yasada tanımlanan (…bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yokedilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz.O halde, uzman orman bilirkişisinin, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde bulundurarak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve kararlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması, taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığını raporunda açıklaması, halen nitelik kaybetmeyen bölümleri de raporunda işaretlemesi gerekir. Bu nedenlerle, uzman tarım ve orman bilirkişilerinden yukarıda açıklanan hususlarda rapor alınmalı, böylece elde edilecek delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 14.09.2011 günü oybirliği ile karar verildi.