Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5588 E. 2011/11873 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5588
KARAR NO : 2011/11873
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1959 yılında yapılan kadastro sırasında … (…) köyü 1387 sayılı 13.400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, T. Evvel 306 Y. 78 sıra numaralı tapu kaydı ve 538 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … adına tesbit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir. Daha sonra satış yoluyla davalıya geçmiştir. Davacı … Yönetimi; çekişmeli taşınmazın, kesinleşen orman tahdidi içinde kalan kesiminin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın … ve orman bilirkişileri tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 6.931 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu yere yönelik al atmasının önlenmesine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.09.2006 gün 2006/10192-11748 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporun yetersiz olduğu, bu sebeple yeniden taşınmaz başında keşif yapılarak yöntemine uygun şekilde tahdit haritası, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının uygulanması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A), (C19 ve (C2) ile işaretlenen sırasıyla 8.151,46 m2, 863,01m2 ve 630,02 m2 yüzölçümlü bölümlerinin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu yere yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1944 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1959 yılında genel arazi kadastrosu, 1995-1996 yıllarında yapılıp kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
1) Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden; Orman Yönetimi bozma öncesi aleyhteki kararı temyiz etmediğinden ve bozma sonrası da aleyhinde hüküm kurulmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı …’un temyiz itirazlarına gelince; Orman Yönetimi, bozma öncesi aleyhteki kararı temyiz etmemiş ve mahkemece de bozma ilamına uyulmakla gerçek kişi yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nda anılan ilkeye ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, “Usuli Kazanılmış Hak” davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup, bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan inceleme ve uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın (A), (C1) ve (C2) ile işaretlenen kesimlerinin kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı belirlenmiş ise de bozma öncesinde çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen 6.931 m2 yüzölçümlü bölümünün kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı gerekçesiyle orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmiştir. Aleyhteki bu kararı Orman Yönetimi temyiz etmediğinden davalı kişi yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek, çekişmeli taşınmazın bozma öncesinde hükme dayanak yapılan orman ve … bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 03.06.2005 havale tarihli rapor ekindeki krokide (A) ile işaretlenen 6.931 m2 yüzölçümlü kesiminin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi gerekirken, aksi düşünce ile … şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 20/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.