YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5879
KARAR NO : 2011/7742
KARAR TARİHİ : 21.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 21.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi Davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.06.2010 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı gerçek kişi yada vekili gelmedi, karşı taraftan Hazine vekili Avukat … ile Orman Yönetimi vekili Avukat … … … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı, Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … (Karaçelik) 19.03.2009 günlü dava dilekçesiyle, Haziran 1934 tarih 65 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazın, 2007 yılında Alişar Köyünde yapılan kadastro sırasında 102 ada 1 parsel sayısı ve orman niteliğiyle Hazine aıdan tesbit edildiği, tesbitin iptali ve tapu malikleri adlarına tapuya tescili istemiyle Kadastro Mahkemesine dava açmış, davanın askı ilan süresinden sonra açılması nedeniyle verilen görevsizlikle dava Asliye Hukuk Mahkemesine gelmiştir. Mahkemece çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği gibi 25-30 yıldır ziraat edilmediği, davacının mülkiyet hakkının bulunmadığının belirlendiği, davacı son celsede taşınmazın özel orman olarak tescilini istemişse de, istem davanın kısmen değiştirilmesi olup, ıslah isteminde de bulunulmadığı gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosyas kapsamına gore dava, genel kadastroda orman olarak tesibit edilen taşınmazın, 3402 Sayılı Yasanın 12-3 Maddesinde öngörülen 30 günlük askı süresi geçtikten sonra, eski tarihli tapuya dayalı olarak tapu kaydının iptal ve tarla olarak tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve 3402 sayılı Yasanın 4. Maddesi hükmüne göre yapılıp kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eskitarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları ile davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu gibi, eylemli olarak üzerinde maki türü ağaçcıklar ve yer yer guruplar halinde yada dağınık vaziyette orman ağaçları bulunduğu, son 25 yıldır tarımda kullanılmadığı, bu haliyle öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek,
Tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı,
Davacı tarafın tutunduğu Mart 1930 tarih ve 27 numaralı sicilden gelen Doğusu Abdulgani, Batısı Emin, K: … Çavuş ve … ve Yunus, Güneyi Demir … okuyan 19 dönüm yüzölçümündeki tapu kaydının genel kadastroda niçin uygulanmadığı araştırılmamış, tapu kaydı yöntemince uygulanmamış, çekişmeli taşınmazın çevresindeki parsellerin kadastro tesbit tutanakları getirtilmemiş ve yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmemiş, tapu sınırlarının çoğu yerel bilirkişi tarafından bilinmemiş, bilinen sınırlar ise çekişmeli parselin fen bilirkişi krokisinde (A) ve (B) ile gösterilen bölümlerine uzakta tarif edilmişse de, yerel bilirkişi tarafından tarif edilen sınırlarına göre 19 dönüm miktarlı tapu kaydının, etrafı duvarla çevrili 64899,68 m2 bölüm ve bu bölüm içindeki, toplu tarım alanlar ile sınır oluşturmayan fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 15331,18 m2 bölüm ile (B) işaretli 3386,69 m2 yüzölçümündeki bölümleri kapsadığı söylenemeyeceği gibi, esasen istisnalar dışında, 4785 sayılı gereği tüm orman alanlarının devletleştirildiği, bu nedenle tapu uygulamasındaki bu eksikliğin sonuca etkili olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişi üzerinde bırakılmasına, Yargıtay’daki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre taktir edilen 825,00.-TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak, davanın red nedeni ortak olduğundan, eşit olarak kendilerini avukatı ile temsil ettiren yönetimlere verilmesine 21.06.2011 günü oybirliği ile karar verildi.