YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6581
KARAR NO : 2011/7740
KARAR TARİHİ : 21.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 26.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar … ve … vekili Avukat … (Mürafaalı), … ve arkadaşları vekili Avukat …, davalılar …, …, …, … … vekili Avukat … tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.06.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, mürafaalı temyiz eden … ve … vekili Avukat … ile karşı taraftan Orman Yönetimi vekili Avukat … … geldiler başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.03.2003 gün ve 2003/1673-2235 sayılı bozma kararında özetle; “Hükme esas alınan 04.04.2001 havale tarihli orman bilirkişi kurulu raporunda aplikasyon haritası esas alınarak taşınmazın kuzeyinde kalan 21.000 m2 bölümünün orman sınırları içinde kaldığı, 409 ve 410 numaralı orman sınır hattının güneyinde kalan 18.960 m2 bölümünün ise, orman sınırları dışında olmasına rağmen üzerinde mevcut bitki örtüsü ve % 150’yi aşan yamaç üzerinde yeralması nedeniyle keşif tarihinde orman niteliklerini sürdüğü bu nedenle taşınmazın tamamının orman niteliği taşıdığının açıklandığı, mahkemece 21.000 m2’lik tahdit içinde kalan bölüm içinde davanın kabulüne karar verildiği, taşınmazın bulunduğu yerde herhangi bir aplikasyon işlemi yapılmadığı, bu durumda 1938 yılına ait orman tahdit haritasının uygulanması gerekirken, aplikasyon haritasının uygulanmasında isabet bulunmadığı, mahkemece, doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle 1938 yılında yapılıp 1942 yılında kesinleşen orman tahdidine ait harita ve tutanaklar Orman İşletme Müdürlüğünden getirtilmesi, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi; tahdit içinde kalan yerin neresi olduğu kesinlikle belirlendikten sonra bu … için şimdi olduğu gibi, davanın kabulüne karar verilmesi, tahdit dışında kalan … için tahdit 4785 sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 1945 yılından önce yapıldığına göre, 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre, memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bir uzman orman yüksek mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanması ve taşınmazın bu haritalara göre konumunu duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil uygulamaya ve araştırmaya dayalı kroki düzenlettirilip, bilimsel verilere dayalı yeterli rapor alınması ve bu kısım orman sayılan yer ise,
bu kısım hakkında da dava kabul edilmesi” greğine değinilmiştir. Mahkemce bozma kararına uyularak yapılan araştırma ve inceleme sonunda bu kez DAVANIN KABULÜNE, çekişmeli Rumeli kavağı mahallesi Fener Yolu mevkiiinde bulunan 957 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaytının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalıların el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … vekili Avukat … (Mürafaalı) … ve arkadaşları vekili Avukat …, davalılar …, …, …, … … vekili Avukat … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklama ve tüm dosya kapsamı ile dava, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içendeki parselin genel kadastroda oluşan tapu kaydının iptali ve orman olarak tescili, el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Rumeli Kavağı, Rumelifeneri, … ve yine … ve … köylerinde bulunan Devlet Ormanlarının kadastrosu 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılıp, 09.12.1938 tarihinde ilan edilerek 1939 yılında kesinleşmesinden sonra birbirine bitişik ve biribirinin devamı olan bu ormanlara MAVRAMOLOZ DEVLET ORMANI ismi verilerek Mart 1947 tarih 118 numarada 2585 Hektar yüzölçümüyle 3116 sayılı Yasanın 13. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra 1976 yılında 1744 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ve 3302 sayılı Yasaya göre yapılıp 01.02.1990 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararı gereği işlem yapılarak hüküm kurulduğuna göre, davalı gerçek kişilerin diğer tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalılar aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ve bu nedenle temyiz itirazları yerindeyse de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine yönelik dört, beş ve altıncı bentlerin hükümden çıkartılarak, bunun yerine 4 numaralı bent olarak “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince, duruşmada kendini avukat ile temsil ettiren Orman Yönetimi yararına, davalılar aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine ve onama harcı alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 21/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.