Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6757 E. 2011/6023 K. 11.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6757
KARAR NO : 2011/6023
KARAR TARİHİ : 11.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemeden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18/01/2011 gün ve 2010/13965- 2011/219 sayılı slamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 101 ada 1 parsel sayılı 2662.857 m2 yüzölçümlü taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına, 103 ada 3 ve 162 ada 1 sayılı parseller tarla niteliğiyle tapu kaydı ile … Köyü Camii Vakfı adına, 103 ada 2 sayılı parsel tapu kaydı ile ahşap ev, samanlık ve tarla niteliğiyle … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve … zilyetlik iddiasıyla orman parseline, … … tapu kaydı ile orman parseline, … tapu kaydına istinaden 103 ada 2-3 ve 162 ada 1 sayılı parsellere itiraz etmişlerdir. Mahkemece, Vakıflar Genel Müdürlüğünün davasının reddi ile dava konusu 103 ada 2-3 ve 162 ada 1 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline, davacı gerçek kişilerin davalarının kısmen kabulüne, 101 ada 1 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile 21/05/2010 tarihli fen bilirkişisi rapor ve 3 nolu krokide (A) harfiyle gösterilen (A)=2851,77 m2 yüzölçümündeki kısmın davacı …’in babası … oğlu … …’in mirasçıları adına miras payları oranında çayır vasfı ile, 4 nolu krokide (A) harfiyle gösterilen (A)=8441,14 m2 yüzölçümündeki kısmın davacı … adına çayır vasfı ile, 4 nolu krokide (B) harfiyle gösterilen (B)=11160,28 m2 yüzölçümündeki kısmın 101 ada 1 sayılı parselden ifraz edilerek 101 adanın son parsel numarasından sonra gelen parsel numaraları verilerek davacı …’nun babası … … mirasçıları adına çayır vasfı ile tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Dairenin yukarıda sözü edilen kararı ile bozulmuştur.
Bozma kararında: “Çekişmeli taşınmazın 21/05/2010 tarihli fen bilirkişisi rapor ve rapora ekli 3 nolu krokide (A) harfiyle gösterilen (A)=2851,77 m2 yüzölçümündeki bölümünün yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, orman sayılan yerlerden olduğu saptanmıştır (4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ne tür yerlerin dağıtıma tabi tutulabileceği gösterilmiş, bunlar arasında ormanlar sayılmamıştır). (2510 Sayılı Yasanın 21. maddesi hangi tür arazinin dağıtıma tabi tutulacağını açıklamış, ormanlar dağıtım dışında bırakılmıştır). Devlet ormanlarının toprak tevzi komisyonlarınca dağıtılabileceğine dair yasalarımızda bir hüküm bulunmadığına, somut uyuşmazlıkta taşınmazın orman olduğu belirlendiğine göre davacı … …’in davasının reddi gerekir.
Yine çekişmeli taşınmazın … ve … adına tesciline karar verilen 4 nolu krokide (A) harfiyle gösterilen (A)=8441,14m2 yüzölçümündeki bölüm ile B harfiyle gösterilen (B)=11160,28m2 yüzölçümündeki bölümün dört taraftan 101 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili ve 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (17/06/2004 gün ve 5192 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları]. Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve
13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacıların davasının reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. “ hükmüne yer verilmiş, ancak Vakıflar Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları konusunda bir cevap verilmemiştir.
… bu yöne değinerek kararın düzeltilmesini istemektedir. Bu nedenle Vakıflar Genel Müdürlüğünün istemi Dairece temyizen incelenmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
… “162/1 parsele uygulanan Nisan1936 tarih, 109 numaralı tapu kaydı:
4249 m2 tarla, … köyü camiine ait vakıf, iktibası: … kararı ile oluşmuş. D: yol, K: Hark, yol, B; G: yol
103/3 parsele uygulanan Nisan 1936 tarih, 186 numaralı tapu kaydı:
4200 m2 tarla, … köyü camiine ait vakıf iktisabı: … kararı ile oluşmuş. D: K: çalılık, B: G: yol
103/2 parsele uygulanan tapu kayıtları:
Nisan 1936 tarih, 192 numaralı tapu (50 ada 2 parsel): intikalen oluştu, ilk tesisi yok. 3128 m2 tarla, … ve … adına. D: tarla, K; B; G: tarla
Nisan 1936 tarih, 193 numaralı tapu (50 ada 1 parsel ): intikalen ve taksimen oluştu, ilk tesisi yok. 18540m2, tarla. D: çalılık, K: yol- tarla, B: G: yol” şeklindeki kayıtlara dayanmaktadır.
Keşifte dinlenen 1958, 1962 ve 1950 doğumlu iki yerel bilirkişi ile bir tespit bilirkişisi yerleri göstermişler; köy camii adına tespit gören 103/2 parselin …’e ait olduğunu, camii yerinin bu yerin batısında kaldığını açıklamışlardır.
Fen bilirkişileri yerel bilirkişilerin beyanına göre köy camii adına tespit gören 103/3 parsel dayanağı 50 ada 3 numaralı tapu kaydının bu parsele ait olmayıp bu parselin batısında (A) harfi ile gösterilen 3607.25 m2lik yer olduğunu, (paftaya göre bu yer 101 ada 1 numaralı orman parseli içinde) yine köy camii adına tespit gören 162/1 parsel dayanağı 31 ada 1 numaralı tapu kaydının da bu parsele ait olmayıp bu parselin batısında yer alan 160 ada 1 parsele uyduğunu açıklamışlardır. 160 ada 1 parsel 4476.53 m2 miktar ve tarla niteliği ile köy camii adına tespit görüp kesinleşmiştir. Ancak bu parsele farklı tapu kayıtlarının uygulanmış olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Orman bilirkişi kurulu raporunun incelenmesinden ise incelemenin dava edilen yerler değil 103 ada 3 ve 162 ada 1 parsellerde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Tarım bilirkişi raporunda da aynı durum söz konusudur.
Bu nedenle mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, tarım uzmanı ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli yerin neresi olduğu tam olarak neresi olduğu saptanmalı, bu belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı
sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, tapu kayıtları 3402 Sayılı Yasanın 20 ve devamı maddeleri gereğince yöntemine uygun bir biçimde uygulanmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Dairenin 18/01/2011 tarih, 2010/13965 – 2011/ 219 sayılı bozma kararının davanın diğer tarafları açısından aynen muhafazasına, Vakıflar Genel Müdürlüğünün itirazlarının temyizen incelenerek yukarıda açıklanan nedenlerle de BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 11.05.2011 günü oybirliği ile karar verildi.