Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6944 E. 2011/6751 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6944
KARAR NO : 2011/6751
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında … ilçesi, … köyü 138 ada 8 parsel sayılı 31192,05 m² yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle bahçe niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, tutanağın beyanlar hanesinde dava dışı kişiler ile birlikte kendi lehlerine şerh verildiğini ancak (L1) ile gösterilen bina …’a ait olduğu halde … …’a, (L2) ile gösterilen bina … …’a ait olduğu halde …’a yazılması suretiyle birbirleri yerine adlarının yazıldığını belirterek bu hatanın düzeltilmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, davacıların davasının kabulüne ve … ilçesi, … köyü, 138 ada 8 parsel sayılı 1192,05 m²’lik taşınmazın kadastro tutanağında Edinme Sebebi başlıklı sayfada ve Kadastro tutanağının beyanlar hanesine ekli 138 ada 8 Parselin Kadastro Tutanağının Beyanlar Hanesi başlıklı kısmın 2.sayfasında “(L1) harfi ile gösterilen 3 katlı kargir bina İhsan oğlu … …” ve “(L2) harfi ile gösterilen 3 katlı kargir bina … kızı …;” ibarelerinin çıkartılarak “(L1) harfi ile gösterilen 3 katlı kargir bina … kızı …” ve “(L2) harfi ile gösterilen 3 katlı kargir bina İhsan oğlu … …” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 Sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; davacılar dava dilekçesinde davalı olarak Kadastro Müdürlüğüne husumeti yönelterek dava açmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin Kadastro Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup yargılama sırasında Kadastro Müdürlüğü, Hazine vekili tarafından temsil edilmiş bulunmaktadır ve ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve Kadastro Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı).
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 02/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.